ERMENİ KALAYCI İBRAHİM (KÖSE İBRAHİM)

Eğtmc Hasan GÜL Çocukluk yıllarımızda köyümüze br kalaycı gelrd. Adı İbrahm d. Zayıf, köse, hep syah gynen brs d. Bz çocuklar ble onun Ermen asıllı brs olduğunu öğrenmştk. Her yıl aynı aylarda sırasıyla Cevzpınar, Klse, Mamazar, Budalauşağı, Zeydanlı, Gözene köylernn br ucundan grer dğer ucundan çıkar. Köylülern bakır kaplarını kalaylardı. O yıllarda mutfak eşyalarının tamamına yakını bakırdan mal edlrd. Bulaşık temzlğ de kül, kum gb malzemeyle yapıldığı çn nce kalay tabakası kısa sürede gderd. Çıplak bakır, bakır okst denen zehrl br madde meydana getrrd. Bu nedenle bakırdan yapılmış mutfak eşyalarının her yıl kalaylanması gerekyordu. İşte bu ş Kalaycı İbrahm yapardı. Her köyün kalay ş btnceye kadar o köyde kalırdı. Gözene köyünde evl br kız kardeşnn olduğunu söylerlerd. Çoğunlukla onun Ahmet smndek oğlu le çalışırdı. Ahmet, kum, çakıl gb maddelerle kaplardak kalay artıklarını temzler, dayısı da kalay şn yapardı. Kapların kalay tabakasını tutması çn kızarıncaya kadar ısıtılması gerekr. Isıtma ş de körükle yapılırdı. Zaten kalaycının lk ş de ocak hazırlamaktır. Odun kömürünün alevlendrlmes çn körük yerleştrlr. Körük kanatlarının dengel bçmde açılıp kapanması le oluşturulan rüzgâr, ateş alevlendrrd. Bu ateşte ısıtılan kaba çubuk halndek kalay sürülür. Br tutam pamukla kaba sürtülür. Kapta kalay tabakası oluşturulurdu. Ben, bu şe sanıyorum 1946 yılında tanık oldum. Kalaycı İbrahm, bzm köyde lk şn Al Canpolat smndek br kşnn evnn br bölümünde yaptı. Sonrak yıllarda bzm evn alt katındak küçük br grşte yapmaya başladı. Kmn şn yapıyorsa yeme, çme, yatma htyacı o ale tarafından karşılanırdı. Herhang br olumsuzluk olursa Kalaycı İbrahm, kapıya çıkar annem çağırır ”Sultan bacı, açız.” derd. Annem, br şeyler hazırlar, yedrrd.

ERMENİ KALAYCI İBRAHİM (KÖSE İBRAHİM)

Körük ş bz çocukların şyd. Bz çocuklar, körük çekelm dye zaman zaman kavga da etmşzdr. Kalaycı İbrahm’n unutmadığım br yönü de şehre gdenler araştırıp ona br Karagöz gazetes ısmarlamasıdır. Boş zamanında elnden düşürmezd o gazetey. Brleryle tartışma ortamı yakalarsa Bolşevk Rusya’ ı överd. O yıllarda bunun anlamını blmyordum. Daha sonra 1955 yılında brler bu nedenle kendsn şkâyet etmşlerd. 1947 yılında babam, okul hazırlığı çn ben Malatya’ya götürdü. O yıllarda ulaşım hayvanlarla yapılıyordu. Br kır katırımız vardı. Babam, br yük buğday yükled, Malatya’ya gttk. Buğdayı sattık. O gece kalmamız gerekyordu. Hasan Ustanın hanı denen br hana gttk. Emnm çoğunuz han denen yer görmemşsnzdr. Braz olsun szlere hanı tanıtayım. Kocaman br ahır vardır. Ahırın duvar dplernde her hayvanın bağlanacağı br yer ve yemlk vardır. Yolcu, hayvanını bu yerlern brsne bağlar. Han sahbnden para karşılığında saman, arpa alır hayvanını doyurur. Hayvan sahpler çn de ahırın ortasında, hayvanların tekmelernn ulaşamayacağı br yerde, yerden br hayl yüksek, kocaman br sedr vardır. Hayvan sahpler, eşek anırmaları, at kşnemeler, tepşme sesler çnde gecelern burada geçrrler. Bz de aynı havada hana yerleştk. Herhalde babam benm tedrgnlğm gördü k kısa süre sonra ben aldı handan çıktık. Şmdk Aksoğanoğulları Otelnn yernde bulunan Hacı Arflern otelne götürdü. Gecey orada geçrdk. Ertes gün öğleye doğru babam, o zaman küpçülern bulunduğu yerde br eve götürdü. Kapıyı br kadın açtı. Kadın bz eve aldı. Bell k babamı tanıyordu. Braz sonra Kalaycı İbrahm geld. Babamla öpüştü, ben öptü. Bell k babam daha önce de bu eve gelmşt. Kalaycı İbrahm, kadını Ferde smyle çağırıyordu. Demek k kadının adı Ferde d. Kadın bze yemek hazırladı. Somun ekmeğ lk orada gördüm. Bu tarhten sonra Kalaycı İbrahm’ daha çok sevdm. Uzun sürede bu lşkler devam ett. Daha sonra öğretmen okulu öğrenclğm, öğretmenlk hayatı ben o çevreden uzaklaştırdı. Böylece o anılardan uzaklaştım. Yıllar sonra kalabalık öğretmenl br merkez okuluna müdür olarak atandım. Öğretmenler arasında Ermen asıllı, ancak Ermen olduğunu gzleyen S. Ç adında br kadın öğretmen vardı. Yalnız kaldığım br sırada Kalaycı İbrahm’ sordum. Tanımadığını, ancak babası tarafından araştırmasını steyeceğn söyled. Aradan uzun zaman geçmşt. Brgün ders saatnde kmsenn görmeyeceğ br anda bana geld. Babasının getrdğ blgler aktardı bana. Kalaycı İbrahm’n kalaycı, bakırcı esnafı arasında köse İbrahm olarak tanındığını, evlernn beledye tarafından kamulaştırıldığını, yne Ermen asıllı br kş le ortak, k katlı br bna aldıklarını, Ferde’snn öldüğünü, kendsnn de bakıma muhtaç olduğunu, bakılması karşılığında kaldığı ev br öğretmenn eşne verdğn söyled. Öğretmenn de smn verd. İçm sızladı. Köye gttğmde konuyu babama anlattım. Babam ısrarla gdp görmem sted. Babama söz verdm. Bahs geçen öğretmen araştırdım, buldum. Br gün kararlaştırdık. Kararlaştırdığımız gün öğretmenle buluştuk. Adrese gttk. Öğretmenn eş geld. İlşkde, konuşmalarda amcasını üzmemem özellkle sted. Kapıyı açtı, kaldığı odaya grdk. İbrahm amca, br dvandak yatağında oturuyordu. Kapının açılma sesn duyunca kapıya döndü ama hçbr tepk göstermed, konuşmadı. Br sandalye aldım, yakın mesafede karşısına oturdum. Boş gözlerle uzun süre bana baktı. Öğretmenn eşne “Km bu?” ded. Kadın ”Tanımıyorum, ısrarla sen görmek styordu, getrdk.” ded. Bana baktı, bell k tanımaya çalışıyordu. Ancak mümkün değld. Çocukluktan bu yana ben görmemşt. Sonuçta sordu ”Kmsn?” ded. Mamazar’lı Mamo’nun oğluyum dedm. Konuşmadı. Dudakları ttred. Gözlernden yaşlar aktı. Kadın, elne br kâğıt peçete tutuşturdu. Ancak onu kullanmadı. Adeta gözyaşlarını özgür bıraktı. Benm de ağlamam geld, kendm zor tutuyordum. İçmden tanıdı mı acaba dye geçryordum k Mamo le Sultan sağ mı, ded. Annemn sağlık sorunları var ama babam y dedm. ”Ferde ben bıraktı gtt. Sağ olsun bu kadın bana bakıyor, sağ olsun.” ded. ”Annenn benm üzermde çok emeğ var, söyle emeğn helal etsn” ded. Söylerm, dedm. ”Onlar analı babalı büyüdüler. Bz öyle olmadık. Br gün brler bz evmzden yermzden çıkardı. Aç susuz, küfürlerle, sopalarla yollara düşürüldük. Br gün baktık babamız yok, br gün baktık anamız yok. El kapılarında büyüdük, adına büyüdük denrse. Mamo, bunları y blr. Hasan, blyor musun en çok neye sevnyorum? Çocuğumuzun olmayışına… İlk defa adımı söylüyordu. İçmden ağlamak geld, kendm zor tuttum.” Kalk gt, Mamo’ya Sultan’a selam söyle. Allah razı olsun.” ded. İzn stedm, kalktım. Büyük br üzüntü çnde evden çıktım. Öğretmene, eşne teşekkür ettm, oradan ayrıldım. Olanı bten babama anlattım. O da ağladı. Çocuklundan ber tanıyormuş, başından geçenler anlattı. O tarhten sonra Malatya’dan ayrıldım. Malatya’ya tekrar döndüğümde genç yaşta ölen yne Ermen asıllı Dş Tabb Mlkon Sonster’e sordum. Dostun öldü, ded. Toprağı bol olsun

Malatya Gezi http://www.malatyagezi.com/ermeni-kalayci-ibrahim-kose-ibrahim.html 2/3

Input your search keywords and press Enter.