Hocalı: uydurma olaylar ve yıldan yıla artan “kurbanlar”

 

Resim (1)

Hocalı (şimdi İvanyan) 26 Şubat 1992 tarihinde kurtarıldı.
Hocalı’nın kurtarılması büyük önem taşıyordu, çünkü oradan Dağlık Karabağ’ın farklı yerleşim yerleri, düzenli olarak Azeri bombardımanına maruz kalıyordu.

Hocalı’nın kurtarılması ve Dağlık Karabağ’daki tek havaalanının kuşatılmasının kaldırılmasına yönelik askeri operasyon 25 Şubat 1992 tarihinde başladı. Dağlık Karabağ yetkilileri, Hocalı’nın kurtarılması operasyonu konusunda Azerbaycan tarafını iki ay öncesinden bilgilendirdi. Bu bilgiyi Azerbaycan’ın eski cumhurbaşkanı Ayaz Mutalibov başta olmak üzere, Azerbaycan’lı yetkiler defalarca teyit ettiler.

İnsanların güvenli tahliyesi için insani bir koridorun açıldığının yanı sıra, beklenen eylem hakkında hem Hocalı yetkillerin, hem de orada yaşayanların bilgilendirildiğini hatırlatalım. (Resim 1)

Hocalı’nın kurtarılmasından bir kaç saat sonra, Azerbaycan tarafı Ermeniler’in Hocalı’daki nüfusun güvenli tahliyesi için insani bir koridor sağlamadığını ve Azeri “katliamları” organize ettiğini açıkladı. Azerbaycan tarafı, gerçeği çarpıtarak, Ermeniler’in Hocalı’da “Azeri katliamları” örgütlediklerini göstermeye çalışmaktadır. Azerbaycan tüm dünyaya Hocalı’da sözde “katliamların” yapıldığını göstermeye çalışsa da, gerçekler tam tersini kanıtlıyor.
Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Mutalibov’un Çek gazeteci Dana Mazalova’ya verdiği röportaj, Ermenilerin doğruluğunun bir kanıtı. Eski Azerbaycan cumhurbaşkanı Ayaz Mutallibov Çek gazeteci Dana Mazalova’ya yaptığı röportajda Hocalı olaylarına değinerek şöyle konuştu.

“Olaylardan kurtulan Hocalı sakinleri diyorlar ki, bütün bu olaylar istifa etmem için teşkil edildi. Bazı güçler cumhurbaşkanını gözden düşürmeye çalıştı. Böyle durumlarda çok net ve yetkin davranan Ermeniler’in, kendi eylemlerinin ayrıntılarını açığa çıkaran belgelerin Azerbaycanlıların ele geçirmesine izin veremeyeceğini düşünüyorum. Gerçek şu ki Ermeniler, Azerbaycan halkının güvenli tahliyesi için insani koridor sağladı. Bu durumda ateş açmak onların nesine, orada o zamanlar insanları dışarı çıkaracak ve insanlara yardım edecek yeterince güç vardı.”

Azerbaycanlıların dikkatsizliği sonucunda, iki ayrı gruplara gösterilen “Ermeniler tarafından mundar edilmiş cesetleri” izleyen Çek gazeteci Dana Mazalova ikincisinde cesetler üzerinde önemli farklılıklar olduğunu fark etti. Olaylardan hemen sonra olay yerinde olan Mazalova cesetler üzerinde barbarlık izlerine rastlamadı. Ama iki gün sonra gazetecilere barbarlığa maruz kalan cesetler gösterildi.
Azerbaycanlı gazeteci Eynulla Fatullayev ise o günlere değinerek şu ifadeleri kullandı.
“Coğrafi konumu hakkında bilgi sahibi olduktan sonra, Ermenilerin insani koridoru açmadığına ilişkin iddiaların kesinlikle asılsız olduğunu söyleyebilirim. İnsani koridor gerçekte oldu, aksi takdirde tamamen kuşatılmış ve dış dünyadan izole edilen Hocalı sakinleri asla kuşatmayı aşmayacak ve ablukadan çıkamayacaklardı. Ancak Karkar nehrinin öte tarafında göçmenlerin kervanı nedendir bilinmez, Hocalı sakinlerinin bir kısmı Nahçevanik doğrultusuna yöneldi yada daha doğrusu biri ya da birileri tarafından yönlendirildi. Sanki Azerbaycan Halk Cephesi birliklerinin amacı Hocalı sakinlerinin kurtarılması değil, Mutalibov’un istifasına yönelik daha çok kan dökülmesiydi. Garip ve sinir bozucu olan şey, Ermenilerin sağanak halindeki ateşine karşılık Ağdam’a ulaşmakta zorlanan helikopterlerimizin, her nasılsa hayatta kalanları ve buraya gelen sakinleri değil de, hayvanları hızla taşımalarıydı. Bu korkunç görevi onlara kim verdi? Ermeniler mi…?
Bu açıklamadan sonra makalenin yazarı “Hocalı sakinlerine hakaret” suçlamasıyla tutuklanıp yargılandı.
Azerbaycan tarafının sahtekarlığını en iyi bir şekilde Azerbaycanlı operatör Çingiz Mustafayev’in çekdiği görüntüler belgelemektedir (https://www.youtube.com/watch?v=rhoEk7dYpow).
Çingiz Mustafayev iki gün arayla iki defa video çekti. Mustafayev’in ikinci çektiği filmde bazı cesetlerin deforme olduğu görülüyor. Bu durum, Mustafayev’i o kadar şaşırtıyor ki, o bu konu hakkında bizzat Cumhurbaşkanı Mutalibov’u bilgilendiriyor. Konu ile ilgili Cumhurbaşkanı Mutalibov’un cevabı Azerbaycan’ın sahtekarlığını derinden vurguluyor. Mutalibov “Çingiz bir şeylerin yanlış olduğunu fark ettiğini kimseye söyleme. Aksi halde seni öldürürler” ifadelerini kullandı.
2 Mart 1992 tarihinde olay yerini ikinci kez ziyaret eden muhabirler, yerde olan cesetlerin konumlarının ve yaralarının derecesinin ilk muayeneye göre önemli ölçüde değiştiğini fark ettiler. Bütün bunlar, 1993 yazına kadar Azerbaycan Halk Cehphesinin kontrol altında olan bir bölgede yer aldı.
Azeri “Monitor” dergisinin kurucusu ve editörü Elmar Huseynov’un Hocalı olaylarına dair makalelerinden birinde yer alan şu ifadesi de çok ilgi çekici.
“Bugün Azerbaycan’da ölümünden sonra oğlu tarafından “ulusal lider” ilan edilen Haydar Aliyev’in ölümünün 6. yılında anma töreni düzenleniyor. Ölenlerin arkasından kötü şeyler konuşulmaz derler. Heydar Aliyev hakkında çok ama çok istediğimizde bile iyi şeyler söylemesi imkansız olduğu için, sessizliği korumak daha iyidir, ama bu durumda sessiz kalınması o kadar da kolay bir şey değildir. Neyse biz sessiz kalalım. Sessiz kalırız ve Hocalı’da gerçekleştirdiği katliam ile askeri darbe hakkında bir kelime bile etmeyiz. Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği Hocalı olaylarına dair gerçekleri sadece Çingiz Mustafayev doğru bir şekilde yorumladı, fakat o birkaç ay sonra gizemli koşullarda öldü. Hocalı olayları hakkında gerçekleri yansıtan bir başka gazeteci Eynulla Fatullaev ise uydurma suçlamalar sonucunda yıllar boyunca parmaklıkar ardında kalmaya devam ediyor.”
Bu fikirleri ifade eden gazetecinin 2 Mart 2005 tarihinde Bakü’de evinin yakınlarında belirsiz koşullarda kurşuna dizilmesi de çok dikkat çekicidir.
Temmuz 1992’de “Zerkalo” gazetesinde yer alan “Şehir ve sakinleri kasten öldürüldü” ifadesi Arif Yunusov’a aittir. İnsan hakları savuncusu Arif Yunusov bu zamana kadar Azerbaycan’da baskılara maruz kalıyor.
Hocalı olayları hakkında konuşurken, Hocalı kurbanlarının sayısına dikkat etmek önemlidir.
Mart 1992’de Azerbaycanlı gazeteciler İlya Balakhanova ve Vugar Khalilov “Memorial” adlı insan hakları merkezi ofisine, Hocalı sakinlerinin öldürüldüğü yerde uçuşlar yapan askeri helikopterden çekilen ve Bakü’lü televizyoncularca hazırlanan bir video sundu. Ofisde bulunan herkes videodaki kurbanların sayısının 50-60’ı geçmediğine şahit oldular.
Azerbaycan, en yüksek uluslararası tribünlerden uygun anları kullanarak, her yıl kurban sayısını artırarak Hocalı olaylarını gündeme getiriyor. Eylül 1992’de “resmi Bakü” “İnsan Hakları İzleme Örgütü”ne 159 kurban hakkında bildirimde bulunmasına rağmen bugün Bakü utanmadan, bilinmeyen matematiksel hesaplar kullanarak bu sayıyı 613’e ulaştırdı. Ama daha herşey bununla bitmiyor, gelecek yıl kurbanların sayısının aynı matematiksel hesaplamalara göre değişebileceği ihtimal dışı değil.
Azerbaycan sadece kurbanların sayısını arttırmakla kalmıyor, Hocalı olaylarıyla hiç bir alakası bulunmayan fotoğraflar ileriye sürüyor ve uluslararası toplumun gözlerini körleştirerek, bu fotoğrafları Hocalı olayları ile ilişkilendiriyor. Aşağıda Hocalı olayları ile hiç alakası olmayan bir kaç fotoğraflar bulabilirsiniz.

  “Çocukların ölümüne ağlayan bir anne”

Fotoğraf 1983’te Türkiye’yi yasa boğan yıkıcı deprem zamanı çekildi. Azerbaycan hiç utanmadan bunu Hocalı sakininin ağıtı olarak sundu.

     “Kemikler, Kafatasları, İskeletler …”


Azerbaycanlılar Ermeni karşıtı propaganda çerçevesinde Bulgar forumlarından birinde sözde “Hocalı sakinlerinin” 600 iskeletinin var olduğu resmi gösterdiler. Şöyle ki, Hocalı’da operasyon 1992 yılının 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gecede gerçekleştirildi, daha sonra Azeriler tüm cesetleri toplayıp götürdüler. Şimdi şöyle bir soru ortaya çıkıyor; eğer insan vücudunun ve giysilerinin son çürüme süresi için en az 100 yıl gerekiyorsa, bu cesetler nasıl bir gecede iskelet haline gelebildi?

“Sokaklarda ve internet bloglarında kanları dökülen kurbanlar”

Azerbaycan siteleri bu resmi Hocalı olaylarının kurbanları olarak sunuyor. Ancak fotoğrafta gösterilen insanlar, İsrail ordusu tarafından öldürülen Hamas savaşçıları.

Azerbaycan, Kosova kurbanlarını “Hocalı kurbanları” gibi gösteriyor.

Input your search keywords and press Enter.