Sevr Antlaşması’nın 99. Yıldönümü ve Türkiye’de son zamanlarda Suriye’nin kuzeyindeki askeri operasyonlar yürütmek arzusundaki açıklamaları  vesilesiyle Resmi Açıklama.

 

Son dönemde, Suriye’nin kuzey kesimlerinde “güvenlik bölgesi” oluşturma bahanesi altında, Türkiye’nin silahlı saldırı için kendi aşırı istekleriyle ilgili ifadeleri bir kez daha tekrarlandı ve Batı Ermenistan Hükümeti’nin, 18 Mart 2018’de Türkiye tarafından Afrin’i işgal etme eyleminin değerlendirmesi doğrulandı.  Demek istenen şu, “Türkiye, kendi ve desteklediği terör güçlerinin herhangi bir geri çekilmesinin mutlaka Türkiye-Suriye sınırıyla sınırlı kalmayacağının farkında. Bu geri çekilme, Kilikya’dan öte, hatta Woodrow Wilson’un tahkim kararına kadar yuvarlanarak devam edecektir.

O dönemde Türkiye, Afrin’i, aynı ayın üçüncü gününde, yani Brest Litovsk antlaşmasının yüzüncü yılında ele geçirmek istedi, ancak bölgesel ve politik nedenlerden ötürü 15 gün ertelendi.

Bugün Türkiye, büyük ihtimalle, Suriye’nin kuzey kesimlerindeki işgalci operasyonlarına endişe edici Sevr Antlaşması’nın 99. Yıldönümünde, yani 10 Ağustos 2019’da başlayacak.

Suriye’nin kuzeyinde herhangi bir Kürt özerkliğinin kurulmasının gizemi, Türkiye için endişe konusu değil, aksine, Türkiye kendi mevcut yapay sınırları içinde, Sevr Antlaşması’nın uygulanmasıyla gerçekleştirilecek olan Batı Ermenistan’ın dirilişinden korkmaktadır. Türklerin bugün yapmak istediği, sadece ileriye doğru bir çaresiz kaçıştır. 

Suriye’nin kuzeyi asla Irak’ın kuzeyi gibi değildir. Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgesi hakkında uluslararası bir yasal dayanak olmamasına rağmen, Kuzey Irak’ta böyle bir Kürt bölgesiyle ilgili tartışmalar ve notlar, Sevr Antlaşması’nın hazırlanmasında yer almıştır.

Suriye’nin rahmetli Cumhurbaşkanı Hafız Esad’a, Kürt özerkliğine yönelik tutumunun ne olduğu sorulduğunda, o hemen, Sevr Antlaşması’na uygun olarak gerçekleştirilmesi şartıyla bunu  kabul edeceğini ifade etmişti.

Bugün, Sevr Antlaşması’nın 99. Yıldönümü arifesinde, Batı Ermenistan Hükümeti, daha fazla zaman kaybetmeden ve daha fazla insan felaketi ve zayiatına yol açılmadan, Sevr Antlaşması’nın, özellikle Woodrow Wilson’un karar verdiği sınırları dahilindeki Batı Ermenistan ile ilgili tüm maddelerini tam anlamıyla yerine getirmek için tüm uluslararası aileye çağrıda bulunmaktadır. Buna, Doğu Lejyonun, Ermeni ve Suriyeli savaşçılarının kanlarıyla Kilikya’nın 25 Kasım 1918’de kurtarılması da dahildir.

Sevr Antlaşması’nın ve Kilikya’nın bağımsızlık gerçekliğinin mantığı ötesinde, başka bir çözüm uydurma çabası, Türkiye gibi bir devletin, yerli halkların haklarının ihlali pahasına

Orta Doğu’daki istikrarsızlığı ve askeri gerilimi sürdürmeye devam etmesi için daha fazla fırsat sağlamak anlamına geliyor. Bu, durum Uluslararası ilişkilerdeki gerginliğe ve uluslararası hukuk ihlalinin devamı üzerinde mutlaka olumsuz yankıya sahip olacak bir şeydir. 

  Batı Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı

   GARNİK SARGİSYAN

10 Ağustos 2019 Yerevan

Input your search keywords and press Enter.