1895 Hamidiye Katliamlarında Karakalpaklıların Rolü

Zeynep Tozduman

Bu yazımı 175 gündür Kamp Armen için direnenlere ve ‘’Kırlangıcın yuvası yıkılmayacak diyen’’ sevgili Hrant Dink’e ve de değerli dostum Ara Uğurluoğlu’na ithaf ediyorum…

Ermenilerin 13 Haziran 1878’de Berlin Konferansı’na “Ermenistan’a ilişkin Proje” sunması ve bu projenin olumlu karşılanmasından sonra Osmanlı Devleti sınırları içinde Ermeni halkına karşı talan ve katliam eylemleri hızla arttı. Bu dönemde Ermeni Hınçak ve Taşnak örgütleri de düzenli bir ordu haline dönüştü. Rusya ise”Şark Vilayetleri” ilgili işgal hazırlıklarına başlamıştı. II. Abdülhamit, doğu meselesi adı altında, Avrupalı devletler tarafından istenilen reformların, Hıristiyan tebaa için önce özerklik sonra bağımsızlık; Osmanlı Devleti için de zayıflama ve parçalanma anlamına geleceğini düşündüğü için bu konuda Abdülhamit alabildiğince reformları geciktirdi.

Karapapakların Hamidiye katliamlarındaki rolüne değinmeden evvel kısaca Terekeme’de denilen Karapapakları bir tanıyalım. Oğuz boyundan geldiği söylenen Terekemeler asıl itibarıyla Gürcistan’ın güneyinde, Ermenistan’ın kuzeybatısında, Dağıstan’ın güneyinde, Azerbaycan’ın iç ve kuzeybatı topraklarında yaşamaktaydılar.Güney Kafkasya’nın Rus işgaline uğramasıyla birlikte 1813 ve 1828 yılları arasında Osmanlı devleti ve İran’a yoğun göç hareketleri yaşamış bir halktır. 1828 yılında Kars ve Çıldır yöresine Dağıstan ve Gürcistan’dan Karapapaklar gelmiştir.Ülkemizde pek fazla bilinmeyen Terekemeler tıpkı Çerkesler, Lazlar, Gürcüler gibi Kafkas kökenli bir halktır. Türkiye’de genel olarak Kuzeydoğu Anadolu’da, Kuzey Kafkasya’daki Derbent, Gürcistan’ın Kvemo Kartli, Azerbeycan’ın Kazah, İran’ın Sulduz bölgelerinde yaşayan Azerbeycan Türklerini oluşturan etnik boylardan biridir Karapapaklar aynı zamanda Terekemeler olarak da bilinir.

1877- 1878 Osmanlı Rus savaşı’nda Karapapak süvarileri olan Anadolu ordularının başkomutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın emrine girerek Kars’ta Ruslara karşı savaştılar. Karapapakların başında daha önce bir kanun kaçağı olan, ancak savaşa katılması karşılığında cezası Gazi Ahmet Muhtar Paşa tarafından affedilen Karapapak- Terekeme Türklerinden olan 1844 doğumlu Mihrali Bey bulunmaktaydı.

1877- 1878 Osmanlı- Rus Savaşı’nda 200- 250 adamıyla birlikte Ruslara karşı savaşan Mihrali Bey, bu savaştan sonra Sivas’a yerleşmiştir. 1890 yılında Hamidiye Alayları’nın Karapapak Alayı’nı kurmuş olan Mihrali Bey Bağdat ve Yemen’e kadar gitmiştir. 1906 yılında Yemen’de ölmüştür.

1877- 1878 Savaşı’ndan sonra yerleştiği Sivas’ta eski Ermeni manastırı üzerine Mihrali Bey Konağı’nı inşa etmiştir. Ulaş’tan Şarkışla’ya giden yol üzerinde bir konaktır. ( NTV Tarih Dergisi, Ağustos 2009 ).

Her katliamda İslam inancına bağlı halkların; Hristiyan, Alevi, Ezidi gibi halklara ait kutsal yapıların yakılıp, yıkılması sistematik hale getirilmiştir. Yine bu topraklarda yaşatılan tüm katliam ve soykırımlarda, etnik ve dini soykırımların yanısıra tarihsel, kültürel soykırımlarda beraberinde yapılmıştır.

Karapapak Alayının kurulmasıyla Kürt İsmail Hakkı Paşa, Abdül Hamit’in kurduğu Hamidiye alaylarında yer alan Ecem Karapapaklar ve Çerkesler eliyle Ermenilerin evlerini, bağlarını, bahçelerini gasp ve talan edip Ermeni kadınlarına yaptırmadığı Eziyet kalmadı. Hatta Kürt İsmail Hakkı Paşa o kadar ileri gitmiştir ki ‘’savaşın sebebi bu gâvurlardır’’ diyecek kadar pan islamistdi. Bu pan islamist politikalar yüzünden bu ülkenin en eski sahipleri olan Hıristiyan halklar üstelik kendi ana yurtlarında acımasız bir şekilde bu topraklardan kazındı…

1895 civarında yapılan katliamlar, tıpkı 1915’de sağ kalan Ermenilerin zorla İslamlaştırılması gibi Osmanlının yaşattığı baskılardan ve talandan kurtulmak için Ermeni halkı mecburen Çerkeşleşerek, Araplaşarak, Kürtleşerek, Türkleşerek, Müslümanlaştı.

Sadece Ermeniler mi Müslümanlaştı?. Elbette hayır. 1878’li yıllarda Batı Ermenistan denilen bu bölgede başta Ermeniler olmak üzere, Süryaniler, Pontus Rumlar ( Hıristiyan halklar) zorla Müslümanlaştırıldı. İslamiyet’in doğuşundan itibaren her savaşta, soykırım ve katliamlarda zorla ‘’ İslamlaştırma’’ şeriatın bir kuralı olarak hep yapıldı.

‘’Kürt İsmail Hakkı Paşa: 1818 yılında Kars’ta doğmuştur. Kırım Savaşı’na ( 1853) ve Osmanlı Rus Savaşı’na ( 1877- 1878 ) katılmıştır. 1868- 1875 yıllarında Diyarbakır, 1877- 1878 yıllarında Erzurum valiliği yapmıştır. Sultan II. Abdülhamit’in sevdiği ve takdir ettiği bir devlet adamı olduğu için Kürt İsmail Hakkı Paşa’nın 22 Şubat 1897 tarihindeki cenaze masrafları da padişahın emriyle Hazine-i Hassa’dan karşılanmıştır’’. 1

1878’de Berlin konferansında Ermeniler lehine çıkan kararları Abdülhamit’in sümen altı yaptığı yetmezmiş gibi Pan islamist bir politik kararla kendi adıyla anılan Hamidiye alayları adı verilen bir örgüt kurmuştur. 1890 yılında kurulan bu alay; çetelerden, cezaevlerinden ağır mahkûmlarından (Katil ve hırsızlardan) , Kafkas halkları ve Kürtlerden oluşan bir orduydu.

Abdülhamit’in iktidar olduğu süreçte bazı Rus kaynaklarına göre 93 Harbinde, Osmanlı ordusunun gayri nizami kıtalarında Kafkasya’dan şarka göç eden 12.000 Karapapak askerin görev aldığını belirtiliyor.

Ana yurtları Batı Ermenistan, Küçük Asya, Pontus Rum, Turabdin diye bilinen topraklarda Kafkaslardan gelen halklar ve komşuları olan Kürtler, Türkler tarafından sürekli katliam ve soykırım yaşayan Hıristiyan halklar (Ermeniler, Süryaniler, Pontus Rumlar) ‘ın elim kederi olmuştur kan ve gözyaşı. Osmanlıdan günümüze bir devlet geleneği haline gelen bir iç düşman yaratma ve yok etme politikaları ile tek tipçilik (Tek din, tek dil, tek bayrak) bu topraklara dayatılmıştır.

1895–96 Hamidiye katliamları- 1909 Klikya Katliamı, Batı cephesinde Küçük Asya felaketinin ardından gelen 1915 soykırımı ile Batı Ermenistan bölgesi, Ermenisizleştirildikten sonra yine aynı topraklarda bu kez Kürtler aynı elim kederi yaşıyor.

ZEYNEP TOZDUMAN

Kaynakça

1-Palu-Harput 1878 Çarşancak- Çemişgezek — Çapakçur- Erzincan- Hizan ve civar bölgeler II. Cilt, Raporlar, Derlem yayınları, Arsen Yalman, shf,202,

Input your search keywords and press Enter.