Roboski mektupları

“Benim de parçalanmış bedenim katır sırtında taşındı. Ben de dağ başında öldüm. Otuz dört kardeşim gibi…”

30 Mayıs 2016 günü Suriye sınırının Roboski’ye yakın bölgesinde sınır ticareti yapan köylüler TSK’nın düzenlediği operasyon sırasında havan toplarının hedefi olmuştu. Bu saldırıda Vedat Encü (16) ve Yılmaz Encü (17) hayatını kaybetti. 2011’de öldürülen 34 kişiden 26’sı Encu ailesindendi. Vedat ve Yılmaz’la birlikte Roboski’de sınır ticareti yaparken öldürülen Encu ailesinden öldürülenlerin sayısı 28’e yükseldi.

Adalet Platformu 34 insanın hayat hikâyesini mektup formatında kaleme almıştı.

***

Roboski’den otuz beşinci hayat hikayesi.

 

Ben Vedat Encü’yüm,

10 çocuğun ikincisiydim. Dört buçuk yıl önce kopan tufandan bu yana karalar giyen bir köyün, dünyaya geldiğinden beri yokluk çeken haldaşıyım. Kendimi bildim bileli babamla geçimine yardım ederdim. En son geçen ay, köyün ‘Bahar Turnuvası’ndan kazandığım madalya ve hak ettiğimiz kupaya sevinmiştik, bugün yarın okulda bir törenle vereceklerdi. 

Uzun bir yol koymuştum önüme; kendi alın yazımla Roboskî’nin kini birlikte değiştirmek, köyün doktorsuz sağlık ocağına doktor olmaktı hayalim. Zoruma gidiyordu bu dağ başında doktorsuz sağlık ocağı. Roboskîli bir doktor olup doktor, avukat, öğretmen olacak gençlere hem örnek olacak hem yardım edecektim.  

 

‘Her şey ben yaşarken oldu, ben yaşarken koptu tufan!’ Tepemizdeki güzel gök demir kanatlı bir canavarın nefesiyle yırtılıp üstümüze düştüğünde altında kalanlardan biri ağabeyim Davut’tu. İlk top atışları biraz uzağımızda patladı. İkinci top mermisi korkak bir avcı gibi sırtımdan vurdu. Ben anamın ceylanı, avlandım. Benim de parçalanmış bedenim katır sırtında taşındı. Ben de dağ başında öldüm. Otuz dört kardeşim gibi…

 

Beni öldürenler otuz dört kardeşimin yanında yatmama izin vermemişler, benden sonra gene makine diliyle açıklamalar yapmışlar, benden sonra gene adalet gelmeyecek biliyorum… 

Öğretmenlerim okuldan alacağım kupayla madalyayı taziyeme getirmişler, yaşasaydı karnesiyle birlikte verecektik demişler, keşkelerin zamanı geçmiş zaman, ah!

Benden önce öldürülen kardeşlerim, arkadaşlarım otuz dört kere adalet istediler. ‘Eğer beni öldüren bombalar adalet’i de öldürmediyse, Adalet talep ediyorum. Bekleyeceğim. Bekleyeceğim… 

Input your search keywords and press Enter.