Batı Ermenistan’ın Bağımsızlığının Yüzüncü Yılı ve Tarihsel Gerçek

BATI ERMENİSTAN- Dikkat- Bu makalenin, Barış Konferansına katılarak Müttefikler Yüksek Kurulu ve onun yandaşlarınca tanınan ve 15 Mayıs 1919’da Boğos Nubar Paşa tarafından zaten oluşturulan birleşik Ermeni hükümetini, 19 Ocak 1920’de Osmanlı İmparatorluğu’nun, o zamana kadar kendi topraklarında bulunan Batı Ermenistan’ın bağımsızlığını tanıdığını sizlere hatırlattığını bildirmek isteriz. 

Yerevan hükümetinin Türkiye ile  4 Haziran 1918 tarihinde Batum ve 2 Aralık 1920 tarihinde Aleksandrapol antlaşmalarını imzalamış olmasına rağmen Sevr Antlaşması üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. Çünkü Yerevan hükümetinin Sevr Antlaşmasıyla  doğrudan bir ilgisinin bulunmadığını hatırlatmak isteriz.

Batı Ermenistan ve hükümeti, Batı Ermenistan’ın Türkiye tarafından  bugüne kadar işgal altında bulunmasına rağmen ne bir devlet ne de yerli otokton bir millet olarak haklarından hiçbir zaman asla vazgeçmedi.

15 Mayıs 1919’da Osmanlı Türkiyesindeki Ermenilerin temsilcilerinden ve Kafkasya, İran, Mezopotamya, Suriye, Mısır, Avrupa ile ABD’den gelen mültecilerden oluşan heyetlerin Paris’teki Montany Caddesi’nde birkaç hafta boyunca Ermeni Ulusal Konferansını gerçekleştirdiklerini ayrıca hatırlatalım.

Ermeni Ulusal Delegasyonu tarafından toplanan bu konferans, çalışmalarını uzattı ve Ermenilerin talepleri üzerine genel bir anlaşma hazırladığında, Ermenilerin uğradığı zararı değerlendirdi ve gelecekteki Ermeni devleti için siyasi bir tüzük geliştirmek için bir komisyon oluşturduğunda sona erdi.

Kurul tarafından seçilen yeni Ulusal Delegasyon, Boğos Nubar Paşa, Profesör Der-Hakobyan,  Doktorlar Nevruz ve Pastırmacyan ile Vahan Tekeyan’dan oluşuyordu.

Bu delegasyon, Aharonyan, Ohancanyan ve Babacanyan’dan oluşan Ermenistan Cumhuriyeti temsilcileriyle  birlikte çalışacaktı. Sloganı ise “Tarihsel Sınırları içinde Özgür ve Bağımsız, bölünmez Ermenistan” olacaktı. Bölünmez Ermenistan Heyetini kuracaktı. Ermeni Ulusal Konferansı aşağıdaki şu bildiriyle sona erdi:

Adalet adına, bizim yasamız adına, Rusya ve Türkiye’nin iki Ermeni cemaatinin dayanılmaz özlemleri adına, er ya da geç hüküm sürmesi gereken kaçınılmaz tarihsel gereklilik uğruna, aynı ulusun bu iki bölümünün nihai ve mutlak yeniden birleşmesini talep ediyoruz.

Böylece, birleşik bir hükümetin kurulmasına dayanarak, Ermeni Ulusal Meclisi tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı Boğos Nubar başkanlığındaki Ermeni Ulusal Delegasyonu’nun faaliyetleri sona erdi.

Aynı zamanda, Ermenilerin Kilikya’ya geri dönmesi her yönden devam etti. Kasım 1919’da Halep veya Deyr ez-Zor’dan Ermeniler Kilikya’ya geri döndüler. Kamu kurumlarının ve sivil konutların yeniden inşası devam ediyordu. Yıl sonuna kadar 120.000 Ermeni evlerine dönmüştü. Kilikya küllerinden dirildi. Ancak karanlıkta, Maraş katliamları hazırlıkları ve Fransa tarafından Kilikya’nın terk edilmesi tasarlanıyordu. 

15 Mayıs 1919’da gerçekleşen Ermeni Ulusal Konferansı tarafından kabul edilen kararlar, 19 Ocak 1920’de Müttefikler Yüksek Konseyi tarafından Ermeni Devletinin bağımsızlığının fiilen tanınmasıyla sonuçlanmıştır. Bugün, Batı Ermenistan’ın resmi bağımsızlık günü aşağıdaki şekillerde ifade edilmektedir:26 Şubat 1919’da Versay Barış Konferansı’nda Ermenistan temsilcileri tarafından Memorandum’un resmi sunumunun ardından, büyük Müttefik güçler 1920’nin başında,Ermeni Devlet Hükümetini fiili bir hükümet olarak tanıdılar.

Ve 27 Ocak 1920’de, Barış Konferansı Genel Sekreterliği Ermenistan Ulusal Delegasyonu Başkanı’na 19 Ocak 1920’de Yüksek Kurulun oturumunda aşağıdaki iki kararı kabul ettiğini bildirdi:

“1. Ermeni devletinin hükümetinin Yüksek Konsey tarafından fiilen tanınıyor olması.”

“2․ Bu tanıma, bu devletin olası sınırları sorununu önceden belirleyemez.”

Genel Sekreterlik, ABD Büyükelçisinin 26 Ocak’ta “ABD Hükümetinin bu karara desteklediği” bilgisini eklemektedir.

Buna ek olarak, 28 Ocak 1920’de Genel Sekreterlik Ermeni Delegasyonu Başkanı’na Fransa, İngiltere ve İtalya Hükümet Başkanlarının benzer bir karar aldıklarını bildirdi. 7 Mart 1920’de bir başka mesajda, Ermeni tarafına, “Japon hükümetinin Büyük Britanya, Fransa ve İtalya hükümetlerinin Ermeni devletinin fiili hükümetini tanıma yaklaşımına katılması” hakkında Japon büyükelçisinin ifadesini bildirdi.

Fakat başlıca müttefik güçlerin, Milletler Cemiyeti Sözleşmesinin (uluslararası görevler ile ilgili) 22. maddesine göre  kendilerine verilen tüm o görevleri, Ermeni ulusunun savaş ve katliamlar tarafından tüketilen Ermeni devletinin bu gerçek tanımasını yerine getiremedikleri görülmektedir.

Input your search keywords and press Enter.