Moskova vaz mı geçti? Ankara’ya Ermeni sürprizi

Yüksek Danışma Grubu’nun Türkiye  cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin ardından, Kamu hizmetleri departmanının genel müdürü, “bazı çevrelerin” “1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını” Türkiye’yi bölmek için gündeme taşıdığını söyledi.

Departman Müdürü, “1915 olayları” konusunun Erdoğan başkanlığında bir toplantının gündeminde olduğunu ve zorluklara karşı önlem almak için atılacak adımların ele alındığını belirtti.

Ankara iki itirafta bulundu. Birincisi, Ermeni meselesi Türkiye içinde bölücü bir potansiyel taşıyan meseledir, bu aslında Türk resmi yaklaşımının en azından o kadar muhalefetinin olduğu ve bölünme tehlikesinin bile olduğunun bir itiraftır.

İkincisi, Ankara, Ermeni meselesinde güçlü bir iç ve dış meydan okumaya hazırlanıyor, aksi takdirde konu cumhurbaşkanının liderliğinde üst düzey bir danışma kurulunun gündeminde olamazdı.

Aynı zamanda, Türkiye cumhurbaşkanının iddialı ve arsız dış politikası, içte aktif olan Kürt meselesinin Ankara  için “sakin” bir rejimde olan Ermeni meselesi gibi derin bir tehlikeye sahip olmadığını kesinlikle anlıyor.

Nihayet, Erdoğan Türk devletinin, soykırım vasıtasıyla yok edilmeyen Ermeni “kimliği” üzerine kurulu olduğunu ve üstüne on yıllar süren Türk kimliğini inşa etme çabasının büyük ölçüde tükenmiş olduğunu düşünebiliyor ve  temsilcisinin iç bölünmeye ilişkin açıklaması en azından bunun bilinçaltı bir itirafıdır. 

Tabi ki Erdoğan düşünebiliyor ve temsilcisinin iç bölünmeye ilişkin Türk devletinin soykırım tarafından yok edilen bir Ermeni “kimliği” üzerine kurulmuş olduğu açıklaması en azından  bunun bilinçaltı itirafıdır. Bunun üzerine Türk kimliğini inşa etmek onlarca yıllık çaba ise büyük ölçüde tükendi. Ve temsilcisinin iç bölünmeye ilişkin ifadesi, Türk devletinin soykırım tarafından ortadan kaldırılmayan bir Ermeni “kimliği” üzerine kurulu olduğunun en azından bilinçaltı bir bildirisidir. Türk devletinin küresel rolünün beklentisinin fazla tahmin edilmesi uluslararası bir tepki getirdiği konusunda da tükendi.

Bu anlamda, Türk hırsının hizmetçisi Rusya bu rolden vazgeçmeye hazırlanıyor.

Her halükarda Erdoğan’ın yüksek meclisinde Ermeni meselesinin tartışma zemininde Rus Devlet Dumasının yıllık mesajında Rus hükümetinin dönüşümüne başlayan Putin, BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin bu tartışmalarda kilit rol oynadığını vurgulayarak yeni bir dünya düzeni üzerine tartışmalara da çağırdı. Türkiye bu listede yoktur. Moskova, dünya düzeni için Rus-Türk ortak çabalarını reddediyor mu? İran generaline Bağdat’taki ABD İHA saldırısı kilit nokta olabilir ve  bunu Putin’in ifadesi takip ediyor.

Vaziyet değişti. Ayrıca Ermenistan Cumhuriyeti’nde de bu durum değişti,  Başbakan düzeyindeki siyasi bir açıklamada bölgesel güvenlik, savaş caydırıcılığın askeri-politik sorumluluğu Rusya Federasyonu’na yükleniyor. Bundan ya vazgeçilmeli yada, Ermeni öznesi pahasına imzalanan Rus-Türk antlaşmasından vazgeçmeden en derin anlamda gerçekleştirilemez.

Bununla beraber Ermenistan Cumhuriyeti, ilk oturumu yakın gelecekte Yerevan’da planlanan Yunanistan-Kıbrıs-Ermenistan Cumhuriyeti üçlü formatını ele aldı.

Bu, Ankara için bir “Bermuda Şeytan Üçgeni” olabilir ve Erdoğan, Ermeni meselesini tartışarak bu ilk Meclise hazırlanıyor olabilir.

https://www.lragir.am/2020/01/16/508934/

Input your search keywords and press Enter.