Batı Ermenistan’ın kolonyası, koronavirüsü caydırıcılığının önündeki beş “engelden” biridir

BATI ERMENİSTAN- Geleneksel olarak Batı Ermenistan’da, yemek yedikten ve hesabı kapattıktan sonra, çıkış sırasında garson limon kokulu sıvı olan kolonya ile ellerinizi yıkamayı teklif eder.

Bu parfüm- kolonya, her zaman günlük yaşamın bir parçası olmuştur, misafirperverliğin ve temizliğin sembolüdür. Bu parfümle ellerinizi veya yüzünüzü tıraş sonrası, lokanta veya araçta sürebilirsiniz.

Ancak yeni koronavirüs pandemisinin ortaya çıkmasından bu yana, bu ürün daha fazla önem kazandı. Limon kolonyasının aynı isimli Alman kenti ile ilgisi olmamakla birlikte özünde parfümlerden daha az esans içeriyor ve etkin koruma sağlıyor.

Ermeniler dükkandaki kolonyaları tamamen satın aldılar ve üreticiler artık talebi karşılayamamaktadır.

Bu hafta İpsos Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, nüfusun %88’i kendilerini virüslerden korumak için dezenfektan olarak limon kolonyası kullanıyor.

Kendinizi korumanın en etkili yollarından biri, dış dünyayla temas ettikten sonra ellerinizi yıkamaktır.

“Elinizde sabun veya su yoksa, en az yüzde 60 alkol içeren karışım yardımcı olabilir.” “Limonlu Parfüm” (kolonya) ortalama %70 ile %80 alkol içerir. Bu nedenle, Covid-19’a karşı  beş “engel”den biri olan parfüm suyu (kolonya) elinizi yıkamanın etkili bir yoludur.

Genellikle limon kokan ve lüks bir cam şişede muhafaza edilen kolonyanın kokusu her Osmanlı evi için bir zorunluluktu.

Lavanta güllerinin kokularıyla birlikte kolonya  genellikle bir soğutma maddesi ve parfüm olarak (ve bazen alkol içermesi nedeniyle antiseptik olarak) kullanılıyor.

Bu gül kokulu parfüm, düzinelerce çeşidi olan gül çiçeklerinden yapılır ve kültürü eski çağlardan beri eski Batı Ermenistan’a kadar uzanır ve Osmanlı İmparatorluğu kuruluş döneminde bir numaralı kokulu sıvı olarak zaten mevcuttu.

Ancak 19. yüzyılda II. Abdülhamid döneminde yeni keşfedilen parfümlerin Türkiye’ye geldiğinde kolonya birinciliğini kaybetti.

Yeni kolonya portakal, bergamot ve limon karışımından elde edildi ve bazen mide gerginliğini gidermek için şekerle serpildi.

1920 yılında Eyüp Sabri Tuncer Ankara’daki küçük dükkanında kolonya üretimine başladı ve müşterilerine bedava şişe numuneleri ve ufak bilgi kitapları sundu.

 

Input your search keywords and press Enter.