Türkiye’nin yıkanmasına karşı savaşabilir miyiz?

BATI ERMENİSTAN- “Oyun” uluslararası arenada gerçekleşiyor, oyuncular fiziksel olarak iyi hazırlanmamış, ancak kötülüklerle doludur.  İnkar ve ince ırkçılığın arka planında son eylemi yapıyor ve daha sonra suçu siliyorlar: “Türkiye’de devlet ve yetkilileri, 1894-1923 yılları arasında birbirini takip eden üç Türk hükümetleri tarafından Ermenilere karşı işlenen soykırıma karıştı. Bu “mayonezi” hazırlamak için, bir yandan, “soykırım suçlamalarına yanıt vermek” için bağımsız bir komisyon kurmaya karar veren mevcut Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan var. Cumhurbaşkanı, Ermenilere uygulanan soykırımı sözde diye anarak ilgili araştırmanın “kurumsallaştırılması” gerektiğini vurguladı: Ancak Ermeniler hiçbir zaman soykırım yapmadılar, aksine Ermenilere karşı soykırım işlendi.

Öte yandan, Belediye Sosyal Dayanışma Eylem Merkezi ve Fransa Cumhurbaşkanı ve ayrıca sosyal-milliyetçi-uluslararası parti tarafından desteklenen yüksek reytinge sahip Taner Akçam.

Bu oyundaki “top” soykırım kurbanları ve kurtulanlar ile onların açık hukuki haklarıdır, seyirci ise Batı Ermenistan’ın Ermenileridir.

Hatırlayalım: 24 Haziran 2016’da Sevres antlaşmasını onaylamasından sonra Batı Ermenistan, 2015 yılında Birleşmiş Milletler’e verdiği bir dava dilekçesinden sonra  Soykırım ve Sonuçları Bakanlığı kurmaya karar verdi,  ardından Uluslararası Yerli Halkların Hakları Mahkemesi’ne dava açılacak.

Batı Ermenistan tarafından Sevres Antlaşması’nın  onaylanmasından, Temmuz 2016 darbe girişiminden, Ermenistan’ın ortaçağ başkenti Ani’nin UNESCO Dünya Mirası Listesine dahil edilmesinden ve 25 Eylül 2017’de Irak Kürdistanı’nın bağımsızlığı referandumundan sonra 

oyuncu Erdoğan topu atıyor ve Türkiye’nin tanımadığı soykırım iddialarına cevap vermek için bağımsız bir komisyon kurmayı planlıyor.

Kötü şöhretli Kemalist, oyuncu Taner Akçam, “topu” elde ederek özde Ermenilere karşı uygulanan soykırım olan sözde “Ermeni Soykırımı” araştırmasını “kurumsallaştırma” gereğini vurguluyor Belediye Sosyal Dayanışma Eylem Merkezi seyircilerinin alkışları arasında “Bu kurum, hükümet ya da devletle doğrudan temas etmeden [halk] tarafından bağımsız ve sivil bir girişim olacak.” (İyi, görelim bakalım.) 

İlk hedef Türkiye’nin Ermenilere karşı soykırım dönemini kısaltmak.  Hamidiye soykırımını 1894’ten ortadan kaldırmak (hatta 1878’den Berlin Kongresi’nden sonra), daha sonra soykırımın Hamidiye/ Jön Türkler dönemi (Kilikya  1908-1909) ve elbette Ermenilere karşı işlenen soykırımın Jön Türkler / Kemalizm dönemi ortadan kaldırmak (1918-1923) veya daha fazlası.

Taner Akçam’a göre, Ermenilere karşı uygulanan soykırımın sadece Jön Türkler dönemi kalacak:1915-1917 yılları. Bu sürenin azaltılması, kurbanların sayısını azaltmak ve böylece soykırım sonuçlarının tazminat şeklini azaltmak anlamına geliyor.

Türk tarihçi Taner Akçam’ın ve yardımcılarının (her zaman aynı, Avrupa Parlamentosu’na bakın) özel amacı, Atatürk’ü ve günümüzdeki Türkiye’yi bu “talihsiz ve kirli hikaye” ile karıştırmaktan kaçınmak ya da onu bir fail değil, soykırımı reddeden olarak sunmaktır.

Buna ek olarak, yakında Fransız-Ermeni cemaatinin bazı üyeleri tarafından başlatılan bu ikame tekniğini incelemek gerekecektir: “Soykırım suçu mu yoksa inkar faili mi?”

“Entelektüel olarak” konuşacak olursak inkarcı olmak neredeyse daha iyidir.

Batı Ermenistan “oyun”un bitmesini bekleyerek boş yere oturacak mı?

Emin değilim!

Soykırım ve Sonuçları Bakanı’nın tepkileri ne olacak?

Yakında öğreneceğiz.

Input your search keywords and press Enter.