Arjantin Cumhuriyeti İslam Merkezi Kültür Bakanını tanımıyorum ama yazan, tarihi gerçekleri çarpıtan, suçluları kurban olarak sunan insanları tanımaktan hoşlanmıyorum. 

Bu yılın 14 Temmuz’unda Clarín gazetesinde yayınlanan “Özgürlük ve  Dini Bir Arada Yaşamanın Kafkasya Modeli”  makalenin yazarı,  konumuna saygı duymak şöyle dursun,  açık bir şekilde çoğu, Azerbaycan denen uzak bir ülke gerçeğinin farkında bile değil.     

Azerbaycan denen bu ülkeyi on yıllardır yöneten aşağılık diktatörlük rejiminin aylık işçisi seçilme niyetine yazısını ustaca kullanıyor. Azerbaycan, yaklaşık 30 yıldır Aliyev hanedanının işbirliği altındadır. Başkanlık, sanki demokrasinin antitezinde monarşik bir mantıkmış gibi babadan oğula miras kalmış gibi görünüyor. Böyle bir geçmişe sahip bir ülke örnek olabilir mi?      

Makale, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nı utanç verici bir şekilde azınlıklara -yerli halklara hoşgörü örneği olarak sunarken, hem şimdiki Aliyev hem de onun babası, Karabağ’daki Artsakh gibi Ermeni bölgesinin yerli halkının tarihi ve kültürel mirasını yok etti.                                                  Aynısı şekilde Nahiçevan’da olduğu gibi, yabancı toprakları ele geçirmeye çalışmak, insanlarını öldürmek, atalarının 10.000 yıldan daha eski gerçek geçmişlerinin kültürel izlerini silerek gerçekleştirmeye çalıştılar. Bunun somut belgelenmiş bir örneği, 2005 yılında Nahiçevan mezarlığındaki binlerce Ermeni haçkarının imha edilmesi ve 2020’de Şuşi’deki Ghazançetsots Kilisesi’ne roket saldırısıdır.

Tüm materyal web sitemizde mevcuttur.

Bir Cevap Yazın