Ermenilere karşı uygulanan soykırımdan 20 yıl önce “Çarşîya Sipehi”yi yakarak “Çarşîya Şewitî” haline getiren İttihat ve Terakki zihniyeti, o dönem soykırım provasını yaparak, Ermeni, Yahudi, Süryani ve Rumlara ait olan bin 700 ev ve 2 bin 500 dükkanı yağmaladı.

Kürtçe’de “Göz alıcı, güzel, hoş” anlamına gelen “Sipêhi” sıfatıyla anılan çarşı, Ermeni soykırımı öncesinde 1895 ve 1914 yıllarında gayrimüslimlerin mallarına el konulması ve ekonomilerinin çökertilmesi hedeflenen iki büyük yangın sonrasında o tarihten bu yana halk tarafından “Çarşîya Şewitî” olarak anılıyor. Çarşı, günümüzde de özellikle dar gelirlilerin ya da kırsal alandan gelenlerin ihtiyaçlarını temini için tercih ettiği çarşıların başında geliyor.

Çarşîya Spêhi’de yaşanan ikinci büyük yangın, çarşının hem kaderini hem de adını değiştirir. Yangının enkazı üç yıl süreyle kaldırılmaz. Bir yıl sonra, 1915 yılında yaşanan Ermeni katliamında da Dikranakert-Amed’deki Ermeni nüfusunun yüzde 97’si ya katledilir ya da sürgüne gönderilir. Katliamda, Ermenilerle birlikte kentin ipekçilik, dericilik, semercilik, kalaycılık, demircilik, bakırcılık, kuyumculuk gibi zanaat işlerinde yer alan Süryanilerin de büyük bir kısmı da tasfiye edilir. Üç yıl sonra enkaz kaldırılır ve çarşı yeniden hizmete girer. Ancak eski ustalar yoktur artık. Kalanlar da ya Müslümanlığı kabul eden Ermeniler ya da ‘kılıç artığı’ olup, meslekleri nedeniyle ihtiyaç duyulanlardır.

Amed’de tarihi 1700’lü yıllara kadar giden ve 2000’li yıların başına kadar gelen çarşı halkın giysiden, zücaciyeye, bakırdan zahireye, hediyelik eşyadan, kaçak tütün ve çaya, kışlık erzaktan baharata kadar her türlü ihtiyacını karşılıyordu.

“Türkiye Ortadoğu’nun İnsan Çöplüğü Haline Geldi”