Batı Ermenistan’ın Dersim’de özel savaş politikaları nedeniyle devlet tarafından yakılan, boşaltılan köylerine geri dönen yurttaşlar yaşam yerlerini yeniden inşa ediyor, doğasına, kültürüne sahip çıkıyor. Bu köylerden biri de 1993 yılında boşaltılan Nazimiye ilçesine bağlı  Han mezrası.

Köyüne dönenlerden Gülizar Taş (59) annesinden öğrenip kuşak boyu sürdürdüğü bitki bilimini yaşamsallaştırıyor. Gülizar, “Dağlarda annemin öğrettiği bitkilerin izini sürüyorum. Topladığım bitkilerle hem besin ihtiyacımızı karşılıyorum, hem satışını yaparak köyümün inşasına katkı sağlamaya çalışıyorum, hem de tedavi amaçlı kullanıyorum” diyor. 

Ailesiyle birlikte göç etmeye zorlandığı dönemde 14 yaşında olduğunu hatırlatan Gülizar, “Geldiğimizde köyümüzü tanıyamadık. Ağaçlar, bitkiler; taş, toprak yanmıştı. Ne yolumuz, ne evimiz var. Ben çadırda yaşıyorum şu an.”

Böylece, 20. yüzyılın sonunda dahi Türkiye’nin soykırımcı ve bölücülük politikasının doğa ve etnik köken ayrımı yapmaksızın devam ettiğine bir kez daha ikna oluyoruz. Ancak, insan ve doğa, ne kadar vahşi güçler onları ortadan kaldırmak istese de, mücadele etmeye ve yaşamaya, birbirlerini yaşatmaya devam ediyor.

“Dersim Faşizme Direniyor”