Batı Ermenistan Dışişleri Bakanı Lidia Margosyan’ın Konuşması

31 Temmuz 2021 İşgal altındaki milletler  ve Kendi kaderini tayin hakkı. 

Batı Ermenistan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lidya Margosyan’ın konuşması:

Bayanlar ve baylar, ulusal kurtuluş mücadelesinin siyasi öncüsü olan herkes.

Öncelikle işgal ve sömürgeciliğin yol açtığı baskılara maruz kalan tüm halklarla dayanışmamı ifade etmek istiyorum.

İnternetin karşılıklı bilgimizi derinleştirmeyi, güçlerimizi birleştirmeyi kolaylaştırdığı Zoom konferanslarına devam etmenizi teklif ediyorum.

Bu bağlamda, eylemleriyle en büyük insani adaletsizliği olan kolonizasyon ve işgalin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunan tüm organizatörlere, katılımcılara ve dinleyicilere teşekkür etmek istiyorum.

10 bin yıldan daha eski olan halkımın atalarının Hazar Denizi, Akdeniz ve Karadeniz arasında yer alan topraklarda yaşayan yerli bir halk olduğunu hatırlatmak isterim.

Ermeni halkı, imparatorlukların politikası tarafından ezildi ve bugün de Orta Asya’dan gelen  1076’da Ermeni Yaylalarını işgal eden ve yerli halkı vahşi barbarlığa maruz bırakan Türk ordularının yürüttüğü Türk zorbalığı tarafından ezilmeye devam ediyor.

İmparatorlukların politikası sonucunda Ermenistan toprakları bölündü.

1. Modern tarihte, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 1991 yılında bağımsızlığını kazanan Ermenistan topraklarının küçük bir kısmı BM’de yer alır ve Ermenistan Cumhuriyeti veya Doğu Ermenistan olarak adlandırılır.

2. Bu Doğu Ermenistan, 1920’de Müttefik Kuvvetler Yüksek Konseyi tarafından Batı Ermenistan olarak adlandırılan Ermenistan’ın küçük kız kardeşi olarak kabul edilebilir.

Uluslararası hukuk tarafından tanınan bu Batı Ermenistan, 100 yılı aşkın bir süredir hala Türk işgalinin boyunduruğu altında bulunuyor.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Selçuklu Türklerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiye edildiğini ve bu tasfiye sonucunda  Suriye, Filistin, Irak ve Batı Ermenistan topraklarında Ermenistan gibi devletlerin kurulduğunu anlamak önemlidir, ancak sonuncusu, uluslararası hukukun uygulanmasını görmedi.

Bugün BM üyesi olan tanınmış devletler var ve Batı Ermenistan gibi BM üyesi olmayan ancak tanınan devletler de var.

Şu anki durum nedir?

– Türk nüfusu, uluslararası hukuka göre Türkiye tarafından halen yasadışı olarak işgal edilen Batı Ermenistan’da azınlık olarak kalmaktadır.

– Nüfusun çoğunluğu, işgal altındaki Batı Ermenistan’da baskı ve asimilasyon ve parçalanma projesinde muzdarip olmaya devam eden yerli Ermeni halkıdır.

– Aynı zamanda Batı Ermenistan’daki Ermenilerin çoğu, 1894’te başlayan ve bugün dek devam eden çeşitli soykırım programları sonucunda sürgünde bulunmaktadır.

Bugün devam eden soykırım programlarının bir örneği, Batı ve İsrail tarafından sağlanan en son ileri teknolojileri kullanarak 27 Eylül 2020’de Artsakh topraklarında başlatılan ittifak oyunu olan neredeyse küresel savaştır.

Yüzlerce insansız hava aracı ve şartlı olarak yasaklanmış silahlardan oluşan bir felaket, Artsakh’ın 150.000 kişilik yerli halkının üzerine düştü.

– Bu savaşın aslında Batı Ermenistan’a karşı bir savaş olduğu anlaşılmalıdır, çünkü Artsakh 1920’de tanınan Ermenistan’ın bir parçasıdır ve doğal kaynaklarına yasadışı olarak el konulması içindir.

Bu savaş sonucunda 5.000’den fazla çocuğumuz öldü ve 10.000’i sakat kaldı.

– Bu büyük çaplı manevralara paralel olarak, Batı Ermenistan’daki köylerimizi ve şehirlerimizi ateşe vererek, amansız bir sürekli yıkım arayışı içinde sayısız yıkım eylemi gerçekleştiriliyor.

Bu durum karşısında kendi kaderini tayin hakkı ilkesini nasıl uygulayabiliriz?

Alınan tüm haklar temelinde Ermeni ulusunun yeniden yaratılması gerçekleşmektedir ve 1920’de tanınan Ermenistan devletini, yani Batı Ermenistan’ı yapılandırarak bu hakların uygulanması için mekanizmalar oluşturduk. Ulusal restorasyon süreci 100 yıl sürdü.

1920’de tanınan bu Ermeni devletinin yapısının oluşturulması için tam 100 yıl.

Neden tam olarak 100 yıl? Çünkü soykırımdan sonra Ermeni halkı yeniden ayağa kalkmak zorunda kaldı, dedelerimiz sürgünde neredeyse normal bir hayat kurmaya başlamak zorunda kaldılar, ebeveynlerimiz kolonizasyon ve soykırım travmasını atlatmak zorunda kaldılar.

Ulusal yeniden yapılanma sürecindeki en önemli dört adım şunlardı:

1- 2004 yılında Batı Ermenistan Ermenileri Ulusal Konseyi Şuşi’de varlığını ilan etti.

2- 2011 yılında Ulusal Konsey, Batı Ermenistan hükümetini kurdu.

3- 2013’te, seçmen listesine kayıtlı Batı Ermenistan Ermenilerinden resmi olarak 64 milletvekili seçildi.

4- 16 Aralık 2013 tarihinde, parlamento milletvekilleri tarafından Armenak Abrahamyan Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin Birinci Devlet Başkanı olarak resmen seçildi.

5- 2016’da Batı Ermenistan, Sevr Antlaşması’nı onayladı.

Kendi devletinin yapılandırılması yoluyla ulusal restorasyon süreci  geri döndürülemez hale geldi, çünkü bu artık sadece siyasi öncü kadroların elinde değil, aynı zamanda Batı Ermenistan’ın vatandaşı olarak  onun bir parçası olan herkesin elindedir.

Böylece her yeni vatandaş, topraklarına sonsuza kadar bağlı hale gelir ve her gün Batı Ermenistan devletini daha da güçlendirir.

Ulusal kurtuluş mücadelesinin birçok büyük önder tarafından teorileştirildiğini öğrendik.

Ve ne ..?

– Ulusal restorasyon süreci, konferanslar aracılığıyla ulusal kimlikten geçer.

– Ulusal restorasyon sürecinin, bu restorasyonu her şekilde engellemeye çalışan zalimlerin saldırılarına maruz kalıyor.

– Zalimlerin kullandığı bu araçlar, herhangi bir devlet yapısı arzusunu yok etmek için siyasi partilerin çoğalmasını içerir, ve bu nedenle Batı Ermenistan, sadece ulusal kurtuluş meselesine odaklanmak için tek bir siyasi partiyi, hükümetine veya parlamentosuna kabul etmemektedir.

– Ulusal canlanma süreci ortak çabalarımızı, karşılıklı güçlenmemizi gerektiriyor ve bu foruma ev sahipliği yaptığınız için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Son olarak size şunu söylemek isterim ki, bizi işgal edenlerin huzuru olmayacak, çünkü yerli nüfusu tarafından genetik olarak damgalanmış olan sonuçta yapay olarak tanıtılan dışsal faktörü reddedecek, ve kolonizasyon ve işgal  uzun bir tarihin sadece kısa bir zamanıdır.

İlginiz için teşekkür ederim.