Eski Ermenistan’da Navasard ayının 1’i olan 11 Ağustos günü ulusal bir bayramdı. O gün Ermeni halkı büyük bir ihtişam, şenlikler, binicilik ve çeşitli oyunlarla Yılbaşını kutladı. Navasard’a adanan şenlikler, özellikle Bagavan ve Aştişat’ta birkaç gün sürdü.

Bagavan, muhteşem görünürdü. Etkinlklere Kral, yönetici sınıf ve halk katılıyordu. Hacılar buraya çeşitli kurbanlıklar getiriyordu. Meydanlarda toplanan halk yılın ilk hasadını da beraberlerinde getirirdi. Ayrıca havalandırma penceresinden, Yılbaşı hediyelerinin içlerinde olma şartıyla renkli torba veya çorap asma geleneği de vardı.

Hıristiyanlığın resmi olarak kabul edilmesinden sonra dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Ermeni halkının geleneksel takviminde de değişiklikler yapıldı.

Etnograf Karine Bazeyan, “Takvim değişiklikleri gerçekleştiğinde ve 1 Ocak’ta Yeni Yıl veya Amanor kutlanmaya başladığında, Navasard kutlamaları yavaş yavaş insanların hayatından çıktı” diyor.

Artık 19. yüzyılda Navasard bir bayram olarak kutlanmadı, ancak Ekim’den Kasım’a kadar hatırlandı. Bu durum Gandzak, Varanda, Nahiçevan, Goğtan’da, yani esas olarak Doğu Ermenistan’da hakimdi.

Diğer bayramlarda olduğu gibi, Navasard bayramında da geleneksel yemekler yapılırdı.

Nahiçevan, Yerevan  bölgelerinde; harisa, Artsakh’ta; kyaşka,  Goğtan ve Şirak’ta geleneksel khaş hazırlanıyordu.  

Ararat Vadisi ve Meğri’de misafirlere çeşitli kuru meyveler ikram edilirdi. Yeni evlilerin ebeveynleri, dünürlerine kuru meyve gönderirdi. Ve en önemli şey, o gün moralin yüksek olması ve birbirini affetme alışkanlığıydı.

“TC Toplumunun Tüm İkiyüzlülükleri Ortaya Çıkıyor”