Türk devleti son 5 ay gibi kısa bir süre içerisinde Metina, Avaşîn ve Zap gibi alanlara 100’e yakın kimyasal silah saldırısı düzenlendi. Faşist TC’nin sürdürdüğü işgal operasyonlarında kimyasal silahların kullanıldığı resmi olarak Mayıs ayından beri defalarca açıklandı.

1925’te imzalanan Cenevre Protokolü ile kimyasal gazların savaş sırasında kullanılması yasaklandı. TC Devleti, Cenevre Protokolünü 1929’da kabul etmiştir. Paris’te 1993’te imzalanan Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne de 1997’de katılmıştır.

Hal böyle olmasına rağmen, TC’ye yönelik herhangi bir yaptırım söz konusu değil. 

Bırakın yaptırım uygulamayı, konuyla ilgili ne bir gündem ne bir inceleme var. 

Kimyasal silah iddiasıyla 2003’te Irak’ı işgal edenler veya on yıldır Suriye rejimini devirmeye çalışanlar, TC söz konusu olunca pek sessiz.

Batı Ermenistan, tüm ilerici güçlere katılarak, hiçbir uluslararası hukuku veya yaptırımı asla dikkate almayan Türk işgal politikasını şiddetle kınıyor. Zaman hiçbir şeyi değiştirmedi, 106 yıl sonra Türkiye, topraklarını ve gücünü genişletmek ve güçlendirmek için tüm insanlık dışı araçları kullanmaya devam etmektedir.

“Türk Faşizm Döktüğü Kanda Boğulacaktır”