Pakistan’ın Çitral bölgesinde yaşayan yaklaşık 23 yüzyıl önce bölgeye yerleşen Kalaş kabilesi, kendilerini  Büyük İskender’in birliklerinin kuşakları olarak görüyor. Yaklaşık 4.000 kişiden oluşan Kalaş topluluğu yok olmakla yüz-yüze olan benzersiz bir kültüre sahip.

Kalaşlar, birçok özelliği olan küçük bir etnik-dini topluluktur. Kalaşların çoğu açık mavi veya yeşil gözlü; bu özellik, gerçekten Yunan askerlerinin nesilleri olduklarına dair eski efsaneyi teyit etmiş gibi görünüyor.

Müslüman topluluklarla çevrili yaşamalarına rağmen Kalaşlar eski  örf ve geleneklerini korumayı başardılar. Eski Yunanlılar gibi onlar da birçok tanrıya tapıyorlar ve doğa onların günlük yaşamlarında hayati bir rol oynuyor.

Her ne kadar da onların çok tanrıcılığı, mitolojisi veya folkloru eski Yunanlıların çoktanrıcılığına benzetilse de, yine de gerçeklikte Hint, Zerdüşt öncesi-Vedik geleneklerine çok daha yakındırlar.

Kalaşlar yılda üç festivali kutlar ve festival sırasında Müslümanlara kesinlikle yasak olan ev yapımı şarap içer ve davul sesi eşliğinde dans ederler.

Ayrıca Müslüman kadınlardan farklı olarak Kalaş kadınlar koca seçme konusunda serbest, ayrıca boşanma hakları da var.

“Türkiye Denen Topraklarda Manyaklık Bitmez”