Haftalarca süren hazırlık çalışmalarının ardından Fransa’nın Antibes kentinde “Artsakh ve Batı Ermenistan’daki Ermeni Mirası” başlıklı bir sergi açıldı.

Etkinlik, Doğu cephesinde Birinci Dünya Savaşı’nı sona erdiren 30 Ekim 1918’de Mondros’ta imzalanan ateşkesin yıldönümünden 10 gün önce gerçekleşti.

Fransa’da nadir görülen bu serginin amacı, sadece Ermeni halkının değil tüm insanlığa ait olan bu binlerce yıllık mirasın yok edilmesini kınamaktı.

Antibes Belediye Başkanı Bay Jean Leonetti’nin himayesinde,  Yurtsever Birlikler Başkanı Albay ve Belediye Başkanı Danışmanı Gerald Lacoste’un desteğiyle Batı Ermenistan Ulusal Konseyi, bu eşsiz sergiyi gerçekleştirebildi. Lawrence Merlot’u, Valerie Kampiyon’u ve Celine Votta’yı unutmayalım, onlar olmadan hiçbir şey olamazdı. Serginin gerçekleşmesinde, Armen Hakhnazaryan ve Samvel Karapetyan tarafından kurulan Yerevan’daki Ermeni Mimarisi Araştırma Vakfı, Ermeni Gaziler ve Antibes Destekçileri Ulusal Derneği, kurucu başkanları Serj Abrahamyan ve Jean Ghazarosyan ile birlikte büyük katkı sağladılar.

Bu eylemler ve taahhütler, İkinci Dünya Savaşı sırasında aşırılığın barbarlığını kınamak ve onunla savaşmak için ortaya çıkan Doğruların çalışmaları ile orantılıdır. 

1991-1994’teki birinci ve 44 günlük ikinci Artsakh savaşlarına katılan Batı Ermenistan Devlet Başkanı Armenak Abrahamyan tarafından durum kısaca sunuldu: “18 yaşındaki gençlerden oluşan 300 kişilik taburdan sadece 60 kişinin nasıl hayatta kaldığını bizzat gördüm.”

Yüz yılı aşkın süredir Ermeni halkına karşı işlenen bu soykırım ve savaş suçları durdurulmalıdır. Bunun için Azerbaycan ve Türkiye, yükümlülükleri ve uluslararası sözleşmeler temelinde, Kemalist-Sovyet tasavvurunun yarattığı “Ermenistanı” değil Batı Ermenistan, Artsakh (Karabağ), Ermeni Nahiçevan dahil olmak üzere 1920 yılının Ermenistan Cumhuriyeti’nin bütünlüğünü korumalıdırlar.

Doğu Lejyonu tarafından kurtarılan Ermeni Kilikya’nın 1921’de  Fransa tarafından  Türk-Kemalist güçlere teslim edilmesi ve bu sırada on binlerce Ermeni’nin öldürülmesi, sonuçları bugüne kadar devam eden ciddi bir siyasi hata idi.

Tarih tekerrür ediyor: İnsanlığın yapısını bozan bu yayılmacı politikasına son vermenin zamanı geldi çünkü yarın çok geç olacak.

Suç örgütleri tarafından işlenen soykırım nitelikli katliamların ve toprak bütünlüklerinin ihlallerinin kurbanları olan ve gerçekleri tam olarak bilen Ermeniler, gerçeklerin tam bilgilerine sahip olarak konuşabilir. Ne yazık ki bu suçlar 21. yüzyılda bile cezasız kalmıştır.

Bu amaçla Fransa, yasal yollara başvurarak 10 Ağustos 1920’de Sevr’de imzalanan Uluslararası Barış Antlaşması’nı onaylayabilir. Bu sergi tüm derneklere açıktır.

“Batı Ermenistan Bir Değerler Bütünlüğüdür”