Saygıdeğer Başkan,

2021 yılının bu  Ekim ayında sizi doğum günü vesilesiyle tebrik ediyor ve Ana Rusya’nın karşı karşıya olduğu mevcut ve gelecekteki tüm zorluklarla yüzleşmede dayanıklılık ve cesaret diliyorum.

Rusya Federasyonu devlet yapımı devamının (24.12.1991) hukuki çoğulculuğun çelişkileri ve belirsizlikleri siyaseti ustalıkla yürütme yeteneğinizin  temelidir ve bu bağlamda sizi tekrar tebrik etmek isterim.

9 Kasım yaklaşınca, Artsakh’ın Ermeni nüfusunu uluslararası askeri koalisyondan koruma politikası için Rusya Federasyonu’na bir kez daha derin şükranlarımı sunmak istiyorum. Bu koalisyon, atalarımızın topraklarındaki Ermeni varlığını nihayet yok etmeyi amaçlıyordu.

Bu uluslararası askeri koalisyon, Güney Kafkasya’nın üçüncü bölümünü 44 gün boyunca kontrol etti ve Orta Doğu’nun Tekfirci sürülerinin desteğiyle Ermeni nüfusa karşı yasadışı silahların ve yeni teknolojilerin kullanılmasına izin verdi ve Azerbaycan’ın çıkarlarına yürütülen bu çatışmayı eşitsiz bir savunma savaşına dönüştürdü. Bu katliamdan elde edilen ikramiye şimdi, Cumhurbaşkanı Aliyev’e, Artsakh da dahil olmak üzere Ermenistan Cumhuriyeti pahasına Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü genişletmek istediği ölçüde “alçakgönüllülüğünü kontrol etmesine” izin veriyor. 

Hatırlatmakta yarar vardır ki, Artsakh dahil Ermenistan,1920’de müttefikler tarafından,  iki yıl önce resmi bir kararname ile sözde Türk (Batı) Ermenistan Ermenilerinin kendi kaderini tayin hakkını tanıyan o zamanki Rus makamlarıyla anlaşarak tanındı. Ondan sonra, 18 Aralık 1917’de Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan Yerzınka-Erzincan Mütarekesi’nden sonra, 29 Aralık 1917’de gerçekleşen sözde Türk-Ermeni sınırında Ermeniler sınırları belirlenmeden bağımsızlığını kazandılar. 

Yüzyıllarca süren itaat ve fedakarlıktan sonra bu, Rusya ananın oğlu olan Ermeni devletini tanınmasının ilk eylemiydi.

Birinci Dünya Savaşı kurbanlarının sayısına bakarsanız, yaklaşık 19 milyon kurbanın %10’unun Batı Ermenistan’daki Ermeniler ve %20’den fazlasının Ruslar olduğunu görebilirsiniz. Yaklaşık 26 milyon insanın ölümüne neden olan II. Dünya Savaşı’nın rakamlarını incelediğimizde, sadece Sovyet Ermenistan’ın 300.000 ila 500.000 savaşçı ve 62 generali Sovyet ordusuna verdiğini görüyoruz, bunlardan en önemlisi Baltık Cephesi kahramanı General Hovhannes Bağramyan’dı.  Ermeni birlikleri, Sevastopol ve Stalingrad yakınlarındaki Nazi saldırısının yükünü taşıyarak Nazi saldırganlığının dalgasını durdurmak için korkunç kayıplara uğradılar. Askeri operasyonlarda öne çıkmak ve kahramanlıklarından dolayı Ermenilere verilen ödüller Sovyetler Birliği’ndeki diğer etnik gruplara göre daha fazladır.

İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra, 22 Haziran 1946’da Sovyet Ermenistan ve Sovyet Gürcistan Cumhuriyetleri, Türk işgali altındaki Kars, Ardahan ve Ardvin bölgelerini talep etti, ancak 30 Mayıs 1953’te Sovyet hükümeti, cumhuriyetlerin ” SSCB’nin Türkiye’den herhangi bir toprak iddiası bulunmadığı yönündeki taleplerinden vazgeçtiler.

Artsakh’taki (Karabağ) iki savaşta ve depremde ölen insanların sayısına (25.000 kişi) ilişkin verileri incelersek, ayrıca Bakü, Sumgait ve Kirovabad’daki pogromlar sonucunda Sovyet Ermenistanı’ndaki ilk Artsakh savaşı sırasında yaklaşık 10.000 kurbanımız ve ikinci savaş sırasında 4.000 Ermeni kurbanı oldu, 11.000 kişi yaralandı. 1994-2016 yılları arasında Azerbaycanlı keskin nişancılar tarafından öldürülen Ermenilerin kayıplarından bahsetmiyorum bile.

Gerçekten öyle, ben onaylıyorum. Ermenilerin ve Rusların kaderi, tarihin ipleriyle ve savaşla derinden bağlıdır, Ermeni devletinin şimdiki-gelecek durumuna gelince, Rusya’nın katılımı olmadan hiçbir şeyin yapılamayacağı açıktır.

Ama burada Ermenistan devletinden bahsettiğimde, sadece 1921’de Sovyetleştirilen  Ermenistan’ın (Nahiçevan, Ermenistan Cumhuriyeti ve Artsakh) kısmından bahsetmiyorum, söz konusu olan Rusya’nın 29 Aralık 1917 tarihli kararnamesi ile bağımsız bir devlet olarak tanınan ve hala Türkiye işgali altında bulunan Batı Ermenistan toprakları da dahil olmak üzere 1920’de tanınan ve ayrılmaz bir parçası Artsakh olan Ermenistan Cumhuriyeti’nden bahsediyorum. 

Dolayısıyla Ermenistan’la ilgili meseleler iddiayla değil, Ermeni devletinin toprak bütünlüğünün korunmasıyla ilgilidir.

Ayrıca Ermenistan’ın bölünmesinin (1920) askeri güç kullanımı, katliamlar, etnik temizlik, mülklerin yok edilmesi, ateşkes ve anlaşmaların uygulanmaması yoluyla devam etmesi halinde yargının bir konusu olacağı açıktır. Suçların BM Şartı ve uluslararası sözleşmelerle çelişmesi dışında, eski Sovyetler Birliği’nde yankıları olabilir. Gerçekten de sayısız zorluklar var, ancak bir bütün olarak Ermenilerin, 2020’de birkaç bin oğlunu öldüren bu uluslararası koalisyona karşı bile, atalarından miras kalan toprak bütünlüğünü korumak için onurları, haysiyetleri için savaşmaya hazır olduklarını görüyoruz. Ermenistan’ın bölünmesinin (1920) ve topraklarının düşmesinin Rusya’nın geleceği üzerinde bir etkisi olacağını her iki taraf da görüyor, çünkü tamamen Rus nüfuz bölgesi olan Güney Kafkasya, 2020’de Türk-Tekfirci orduları tarafından lekelendi.

Rusya’nın Çeçenistan’da reddettiğini (Çeçen kardeşlerimize saygılar), Artsakh (Karabağ) ve Nahiçevan’da kabul ettiğini söyleyebilir miyiz?

Gerçekten Ekselansları, Rusya’nın katılımı olmadan hiçbir şey yapılamaz, bu nedenle mevcut Ermenistan Cumhuriyeti’nden geriye kalan toprakları hükümetin önerdiği bazı pozisyonlar  gibi yok edilirse çok yakında Ermenistan, Artsakh ve tüm dünya Ermenileri,  kaderleriyle yüzleşecek. Bu durumda kendimize sorabiliriz, Ana Rusya en sadık evladından birini kaybederse ne olacak?

Saygılarımla

Armenak Abrahamyan

Batı Ermenistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı

https://bit.ly/3m8ClyL