Birinci Dünya Savaşı sırasında 18 Aralık 1917’de Doğu Cephesi’nde Batı Ermenistan’ın Erzınka-Erzincan kentinde Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında ilk ateşkes imzalandı, bunun sonucunda 29 Aralık 1917’de Rusya, Türkiye-Ermenistan’ın (Batı) kendi kaderini tayin hakkını tanıdı.

Birinci Dünya Savaşı’nın ikinci ateşkesi 30 Ekim 1918’de gerçekleşti, ve bugün biz, Şubat 1919’da Paris Barış Konferansı’nın hazırlanmasına ivme kazandıran bu yıldönümünü de anıyoruz. Bu ateşkes sonucunda 1920’nin ilk yarısında Ermeni devleti kuruldu ve Batı Ermenistan topraklarında tanındı. 

Ancak Kemalist birlikler, 27 Eylül 1920’de taahhütlerini ve anlaşmalarını hiçe sayarak Batı Ermenistan’ı yeniden işgal etti.

Böylece, 29 Ekim 1923’te, 1894’ten 1923’e kadar ardışık Türk hükümeti tarafından katledilmiş Ermeni halkının kanı üzerine tarihin en utanç verici devleti, 12 Aralık 1932’de Milletler Cemiyeti’ne üye olan Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Dünyada bu devletin hangi adaletsizlikler ve ağır suçlar üzerine kurulduğunu bilmeyen tek bir medeni insan yoktur. Bu devletin topraklarının ana temelinin, işgal altındaki denizden denize yayılmış Batı Ermenistan’ın olduğunu bir kez daha hatırlatmak gerekir. Burada milyonlarca Ermeni soykırımın kurbanı oldu, kurtarılan yüzbinlerce Ermeni ise  tehcir-sürgün edildi.

Bugün bile Batı Ermenistan’ın yerli-otokton Ermeni halkının  eve dönmek ve haklarına saygı göstermek için mücadelesi devam etmekte ve Türkiye geçmişin acılarını saklayarak “cumhuriyet” unvanını gururla taşımaya devam etmektedir. Bugün bile tüm Türk güçlerinin işlediği çeşitli suçlara göz yumarak bu suni devleti tebrik etmeye devam eden devletler mevcut. Ancak milyonlarca kurbanın kan denizi üzerine inşa edilen ülkenin er ya da geç yargılanacağını fısıldıyorlar.

Batı Ermenistan, Türkiye’yi bu olaydan dolayı tebrik eden diğer ülkelerin aksine, Batı Ermenistan’ın işgali ve Ermeni halkına karşı işlenen soykırım temelinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını bir kez daha kınamaktadır. 

Batı Ermenistan, öncelikle işlenen suçlar nedeniyle ihlal edilen tüm haklarının adil bir şekilde iade edilmesini talep ediyor. 

Batı Ermenistan, Ermenilere yönelik soykırımın uluslararası alanda tanınmasını iddia eden ancak Ermeni halkına verilen zararın uluslararası hukuk temelinde tazmin edilmesini ve Batı Ermenistan’ın işgalinin durdurulmasını talep etmeyen  tüm yapıları da kınıyor.

Tazminatsız soykırımın tanınmasını isteme yöntemi, Avrupa Parlamentosu’nun Haziran 1987’de kabul ettiği karar gibi, suç hukukunu ve dolayısıyla soykırımın devamını besliyor.

Her Canlı Gibi RTE’de Bir Gün Ölümü Tadacak”