9 Kasım 2020’de, dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler, Azerbaycan ve Türkiye tarafından Artsakh’ın yerli Ermeni halkına yönelik askeri operasyonların, Artsakh topraklarının %85’ine el konulmasını kabul eden bir anlaşmanın dayatmasıyla aniden durdurulduğunu öğrenince şok oldular. O zamandan beri Artsakh, askeri saldırı gerçekleştiren insanlar tarafından yasadışı bir şekilde işgal edildi.

Bu belge, mevcut Ermenistan Cumhuriyeti, Azerbaycan ve Rusya tarafından imzalanmıştır.

Batı Ermenistan Cumhuriyeti Devlet Başkanı Armenak Abramyan’ın olaylar sırasında yaptığı açıklaması gibi, bugün de bu üçlü anlaşmanın Artsakh’ın egemen Ermeni halkı üzerinde hiçbir etkisi olmadığını teyit ediyoruz.

Türkiye tarafından koordine edilmiş ve Azerbaycan ile birlikte gerçekleştirilen ancak Azerbaycan tarafından tek başına başlatılan saldırı AGİT-Minsk Grubu Eşbaşkanlarının talimatlarına aykırı olarak, mevcut tüm BM kurallarının açık bir şekilde ihlal edilmesiyle gerçekleşti.

Savaşın 44 günü boyunca, sivil nüfus defalarca saldırıya uğradı, yaralandı ve öldürüldü, tekrarlanan savaş suçlarının tutsağı oldu. Bugün bile Batı Ermenistan’dan onlarca Ermeni askeri Azerbaycan tarafından kaçırılıp mahkum ediliyor, ancak dünya hala tepki vermiyor.

Bize, Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin eski Artsakh halkına yönelik yasa dışı saldırılar sırasında “uygar dünyadan” yeterli tepki olmadığı gerçeğini kaydetmek ve kınamaktan başka bir şey kalmıyor. Ermenistan Cumhuriyeti’nin şu anki Başbakanı, 21 Eylül 1991’de bağımsız bir devlet haline gelen ve Uluslararası hukuka göre 1920 yılında kurulan Ermenistan devletinden uluslararası anlaşma gereğince ayrılan bir devletin Başbakanıdır.

Artsakh, mevcut Ermenistan Cumhuriyeti’nin bir parçası olduğu gerçeğinin uluslararası tanınması ve uluslararası tanınma olmadan bağımsız bir devlet olduğu şeklinde 1920 Ermeni devletinin bir parçası olmaya devam ediyor. Fakat bugün, ciddi bir tarihi ve hukuki temeli olmayan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün bir parçası olarak, Azerbaycan’ın saçma iddiasına tabi tutulmaktadır.

2016’da Sevr Antlaşması’nı onaylayan Batı Ermenistan Cumhuriyeti 1920 Ermeni devletinin halefi olduğu için, Artsakh, uluslararası hukuk alanında tam tersi kabul edilene kadar Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçasıdır.

Yukarıdakilere rağmen, 1992’den beri (şimdiye kadar) Artsakh’ın yasal statüsüne ilişkin karar, egemen dünya güçlerinin himayesinde AGİT-Minsk Grubu tarafından alınmaktadır.

Yukarıda bahsedilenlerden açıkça görülmektedir ki, mevcut Ermenistan Cumhuriyeti, Azerbaycan ve Rusya tarafından imzalanan üçlü belge, Batı Ermenistan halkının ayrılmaz bir parçası olan Artsakh halkının iradesine tamamen yabancıdır, dolayısıyla üç yabancı devlet tarafından imzalandığı için (bu devletlerden biri anavatanı olan Ermeni halkının bir parçası olmasına rağmen) Artsakh’ın egemen halkına hiçbir karar empoze edilemez.

Kendi kaderini tayin hakkı bağlamında Artsakh halkının veya bölgesinin yasal temsilcisi yoktur.

Bu kamuoyu açıklamasından yararlanarak, Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin yasal-diplomatik temsili ile AGİT-Minsk Grubu’na dahil edilmesini rica ediyoruz, aksi takdirde orada alınan tüm kararlar BM Güvenlik Konseyi tarafından yasadışı olarak tanınacaktır. Ne Artsakh halkının temsilcileri ne de Batı Ermenistan devleti yukarıda belirtilen belgeyi imzalamaya davet edilmedi. Batı Ermenistan’ın Ermeni halkının yasal halefi olan Artsakh halkı, orada imzalananları tanımıyor; ve zamanı gelince, Türk-Azerbaycan işgalcilerin işgal ettiği Artsakh’ın antik, yerli, tarih öncesi, İncil ve kutsal Ermeni topraklarını özgürleştireceğimizi tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Doktor Guillermo Alexander Karamanyan

Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin Arjantin Cumhuriyeti’ndeki Konsolosu

Batı Ermenistan Parlayan Bir Yıldız”

Bir Cevap Yazın