Batı Ermenistan’ın Karin-Erzurum’da Ermeniler tarafından 1790 yılında inşa edilen Surp Minas Kilisesi, Almanya’da yaşayan sahibinin restorasyonuna ve yer değişikliğine izin vermemesinden dolayı harabe bir şekilde Gezköy kentsel dönüşüm projesinin tam ortasında kaldı.

Kilise kentsel dönüşüm projesine engel teşkil etmese de yıkık ve harabe görüntüsüyle dikkat çekiyor. Öte yandan sahibinin isteği üzerine dokunulmayan kilise definecilerin ve madde bağımlılarının da uğrak yeri haline geldi. Defineciler tarafından kazılmadık yeri kalmayan kiliseye konutların inşaatı sırasında herhangi bir zarar verilmemesi için ise büyük çaba sarf ediliyor. Etrafı korumaya alınan kiliseye zarar verilmemesi için özen gösteriliyor.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, kilise sahibiyle görüşmeye devam ettiklerini fakat henüz bir anlaşmaya varamadıklarını ifade ederek, “Kilise sahibiyle halen herhangi bir anlaşmaya varamadık. Kilise herhangi bir zarar görmedi ve görmeyecek. Ama böyle kalması da uygun değil. Ben ümit ediyorum bir anlaşmaya varıp oranın restorasyonunu yapacağız” dedi.

turk-Batı Ermenistan hükümeti, ibadethanelerin, kutsal mekanların ve mezarlıkların Türk yetkililer tarafından özelleştirilmesinin Batı Ermenistan topraklarının işgalinin bir sonucu olduğunu hatırlatıyor.

Batı Ermenistan’daki ibadet yerlerinde, kutsal mekanlarında ve mezarlıklarda kaydedilen çeşitli hazine hırsızlıkları ve vandalizm, 2005 yılında Juğa-Nahiçevan Mezarlığı’nın yıkılmasından bu yana Batı Ermenistan Hükümeti ve  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından birçok şikayete yol açtı.

Batı Ermenistan Hükümeti, Ermenilere karşı işlenen soykırımı tanımak için 24 Nisan 2011 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı’na yazılı olarak başvuran talebiyle  ve yukarıda bahsi geçen olaylar nedeniyle Türkiye ve Azerbaycan’a dava açan tüm Ermeni dünyasındaki tek devlet organıdır.

“Batı Ermenistan Direniştedir”