ABD Kongresi, “Lozan Barış Antlaşması”nı görüşmek üzere 1927’den beri toplanıyor.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı- John Calvin Coolidge, 30. Cumhuriyetçi Başkanı. Kongrede Güç Dengesi: 48 Cumhuriyetçi (çoğunluk), 46 Demokrat (azınlık) -1 tarafsız senatör. 

Senato Başkanı- Cumhuriyet Partisi’nden ABD Başkan Yardımcısı Charles Gates Dows, Konuşmacı- Cumhuriyet Partisi Temsilcisi Nicholas Longsvour. 

Nicholas Longsvour’un konuşması: “Sevgili Senatörler, Bugün Amerika Birleşik Devletleri Senatosu, Amerikan halkı adına Lozan Barış Antlaşması’nı tartışıyor. Senatörlere hitap etmeden önce, Birleşik Devletler Kongresi’nin Sevr Antlaşması’nı onayladığı ve Başkan Wilson’ın 22 Kasım 1920 Tahkim Kararı’nı kabul etmesini teyit etmek isterim. 

Şimdi Senatör Peter Gary bir konuşma yapacak.

Peter Gary: “Sevgili Senato, Birinci Dünya Savaşı milyonlarca insanın hayatını aldı, ancak aynı zamanda birçok ulusu tiranlığın boyunduruğu altında tutan birçok imparatorluğu yok etti. Bugün, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu halkları sonsuza dek köleleştirmeyi amaçlayan bir anlaşmayı tartışmasını utanç verici buluyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nun Hıristiyan nüfusu, 1915’ten beri katledildi ve Başkan Wilson’ın tahkim kararıyla da teyit edildiği gibi, en çok acı çeken tarihi topraklarında yaşayan Ermeniler oldu.

Bugün Ermeni halkı, adil sınırları çizilmiş bağımsız ülkesini yeniden kurma fırsatına sahiptir, en eski Hıristiyan halkı, ülkelerinden mahrum etmeye hakkımız yoktur.  Ben şahsen Lozan Antlaşması’na karşıyım ve meslektaşlarımı bana destek olmaya çağırıyorum.”

Charles Evans Hughes: “Dışişleri Bakanı olarak Senatör Jerry’nin konuşmasını destekliyorum. Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderiyle ilgili ana belgeler Amerika Birleşik Devletleri’nde zaten kabul edildi: Lozan Antlaşması’nı ciddiye alamayız.

Açıkçası, küçük ulusları metropoller oyununun rehinci haline getiren bu anlaşmanın monarşik, sömürgeci bir doğası vardır. Ayrıca müttefik güçler sadece Ermeni ve Rum halklarının çıkarlarını satmakla kalmamış, Sevr Antlaşması’nı da yok saymışlar, Amerikan halkının kararını da görmezden gelmişlerdir. Bugün, Amerika’nın farklı değerler, özgürlük ve adalet değerleri üzerine inşa edildiğini göstermeliyiz.”

Joseph Grew: “Bağımsızlık, vicdan özgürlüğü savaşı veren ülkemin bugün sessiz kalmasından utanıyorum. Neden Fransa ve Büyük Britanya’ya bir ültimatom vermedik? Neden ihtiyaç duyduklarında Ermenilere yeterli desteği vermedik? Türkiye, Rusya ile Ermeni topraklarının paylaşılması konusunda anlaştı, neden sessiz kaldık, şimdi neden susuyoruz? ABD Senatosunu Sevr Antlaşması’na uymaya, ABD’nin resmi tutumunu Fransa’ya, İngiltere’ye göndermeye, Rusya ve Türkiye’nin yeni hükümetini tanımamaya çağırıyorum.”

Herbert Hoover (Ticaret Bakanı): “Bütün Amerikalılar gibi ben de korkunç bir trajedi yaşayan Ermeni halkının yasını tutuyorum. Ancak Lozan Antlaşması, kazanan tüm ülkeler tarafından imzalandı ve biz bunu yapmalıyız. Amerika bugün krizde, ekonomimiz için Türkiye ile ticaret yapmak önemlidir. Lozan Antlaşması’nı imzalamadan bu ticaretten tam olarak yararlanamayacağız.”

Alain Dulles (ABD Orta Doğu Bölümü Başkanı): “Antlaşmanın onaylanması sadece ticaretimizin korunması için değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki okullarımızın ve diğer hayır kurumlarının korunması için de önemlidir. “Türkiye’nin de güçlü bir stratejik konumu var, gemilerimiz boğazlarından geçiyor, bu sadece ekonomi için değil, ABD’nin bölgedeki varlığı için de çok önemli.”

Samuel Şatridge: “Bay Hoover ve Dulles’in konuştuğunu dinleyince utandım. Bu tür insanların kendilerini Amerikalı olarak adlandırmaları ve bu kadar güçlü görevlere sahip olmaları utanç verici. Amerika Birleşik Devletleri’nin artık bir seçeneği var: “bütün ulusların ve özgürlüklerinin  maliyeti, yada ticaret ve ekonomik faydalarının değeri. Bugün ticaret veya ekonomi lehine bir seçim yapılırsa, vatandaşlığımdan vazgeçeceğim ve Amerika’yı sonsuza kadar terk edeceğim. Atalarım başka bir Amerika için savaştı, ben başka bir Amerika’ya hizmet ediyorum, Hoover’ın ve  Dulles’in Amerika’sına değil.”

Lee Overman: “Burada, benim devletimin doğduğu duvarların içinde Sevr Antlaşması sorgulanamaz. Bu duvarlar içinde Ermeni halkının haklarını ihlal eden utanç verici anlaşmaların tartışılmasına kesinlikle karşıyım. ABD, Ermenistan’ı 1920 anlaşmaları çerçevesinde tanıdı. Ve ben, bu kararın uygulanması için sonuna kadar savaşacağım.”

Üç saat süren tartışmanın ardından Başkan Nicholas Longsvour oylama sürecine geçti. Sonuç olarak, Senato’da bir kargaşa başladı ve  6 lehine 90 karşı oylaması sonucunda ABD Senatosu Lozan Antlaşması’nı reddetti ve Woodrow Wilson’ın tahkim  kararını onayladı.

Bir hafta sonra, ​​Amerika Birleşik Devletleri Senatosu’nun  karar mektubu Başkan John Coolidge’e gönderildi, sonuncu resmi mesajında bu kararı onayladı. ABD Kongresi’nin bu kararının, bugün adil haklarımız için mücadele etmemizi sağlayan Ermeni halkının en büyük diplomatik zaferi olduğunu tekrarlamakta fayda var.

Maalesef, bugün çok az insan bu tarihi süreç hakkında bilgiye sahip, ancak Vahan Kardashian’ın adını dikkatle hafızamızda tutmalıyız, çünkü,  o olmadan, bu anlamda bugün Ermeni halkının tüm hakları için verilen mücadelenin bir temeli olmayacaktı. Ermeni halkı, nihai amacına ulaşmak için 1927 Kongre duvarları içindeki büyük zaferin meyvelerini kullanmalıdır. Yarı yolda durmamak için bizler uzun, zorlu bir yoldan geçtik.

Hazırlık için Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesinin 1920-1929 belgeleri kullanıldı.

Areg Galstyan

Fotoğrafta: Ermenistan’ın Bağımsızlığını destekleyen Amerikan Komitesi Üyeleri ve senatörler, 1927 toplantısından sonra. Kaynak: Abricot 

Madde 25. Lozan Antlaşması

Türkiye, diğer Akit Devletler tarafından Türkiye ile savaşanlarla akdedilen Ek Uzlaşma Anlaşmalarına ilişkin Sözleşmelerin tam değerini tanımayı, eski Alman İmparatorluğu, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile kabul edilmiş veya kabul edilecek hükümleri ve  böylelikle oluşturulan sınırlar içinde yeni devletleri tanımayı taahhüt eder. 

“Batı Ermenistan Geliyor Gelmekte Olan”