ARTSAKH CUMHURİYETİ

ULUSAL MECLİSi

DUYURUSU:

Artsakh Cumhuriyeti’nin egemenliğini ve öznelliğini tehdit eden tehlikeler ve zorluklar üzerine

Artsakh ihtilafının yılları boyunca, ihtilafın kapsamlı ve nihai bir çözüm sürecini karmaşıklaştıran ve zorlaştıran çarpıtıcı ifadeler düzenli olarak dolaşıyor.

 Farklı siyasi güçlerin ve şahsiyetlerin yaptığı Artsakh’ın öznelliği, onun Ermeni geleceğini sorgulayan veya küçültücü  herhangi bir açıklamayı kabul edilemez buluyoruz.

Bu tür açıklamanın son olarak 24 Aralık’ta Ermenistan Cumhuriyeti Başbakanı tarafından kitle iletişim araçları ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin sorularını yanıtlarken yapılmış olması şaşırtıcıdır.

Artsakh’ın kaderi siyasi bir gücün tekeli olmadı ve olmayacak. Artsakh Cumhuriyeti kamuoyu ve siyasi çevrelerin görüş ve duruşunu ifade ederek, röportaj sırasında dile getirilen bir takım zararlı, tehlikeli ifadeler ve fikirlere katılmadığımızı ve öfkemizi dile getiriyoruz.

Gerçek şu ki,  ulusal kurtuluş mücadelesi olan 1988 Karabağ hareketinin sonuçlarına karşı, 2 Eylül 1991’de ilan edilen uluslararası hukuk normlarına tam olarak uygun olarak ilan edilen Dağlık Karabağ (Artsakh) Cumhuriyeti’nin varlığını ve uluslararası olarak tanınmak uğruna verdiği sürekli mücadelesini sorgulayan açıklamalar endişe verici. 

Geçmiş yıllardaki müzakere sürecinde, Ermeni tarafının hukuki-siyasi temelleri ve ulusal çıkarlarımızın korunması bu bağlamda, uluslararası yapıların, arabulucuların ortaya koyduğu tutumlarla çelişmedi. Artsakh’ın statüsü konusunun daha önce arabulucular tarafından sunulan önerilerde hiçbir zaman göz ardı edilmediği gerçeği, AGİT-Minsk Grubu Eşbaşkanları tarafından yapılan açıklamalarla da teyit edilmektedir.

Müzakere sürecinde farklı yılların müzakere sürecinde tartışılan çalışma seçeneklerinin olası değişimine ilişkin spekülasyonlar endişe verici ve tehlikelidir.

Artsakh’ın Ermeni olduğunu sorgulayan ve olası yabancı unsurların varlığının olasılığını vurgulayan, Artsakh’ın özgürlüğü ve bağımsızlığı için hayatlarını feda eden binlerce Ermeni’nin anısına karşı rezil açıklamaları kabul edilemez buluyoruz.

Artsakh’ın varlık mücadelesinin tüm şehitlerinin anısı önünde başımızı eğerek, aynı zamanda Artsakh’ın yanında yer aldıkları, acılarını ve yoksunluklarını birlikte paylaştığımız için başta Ermenistan Cumhuriyeti’ndeki yurttaşlarımız olmak üzere tüm Ermenilere şükranlarımızı sunuyoruz.

İki Ermeni cumhuriyeti arasındaki kardeşlik ilişkilerinin temelinde 8 Temmuz 1992 tarihinden beri Ermenistan Cumhuriyeti Yüksek Konseyi tarafından kabul edilen ve uluslararası toplumun tam üyesi olan Ermenistan Cumhuriyeti’nin uluslararası tanınma için çabalayan Artsakh Cumhuriyeti’ne olan tutumunu açıkça belirleyen karar kesintisiz olarak faaliyet göstermektedir. Bu kararla Ermenistan Cumhuriyeti, “Artsakh Cumhuriyeti’ni ve halkının haklarının korunmasını sürekli olarak desteklemeyi” taahhüt eder. Ayrıca, “Artsakh Cumhuriyeti’nin Azerbaycan’ın bir parçası olarak anıldığı herhangi bir uluslararası veya yerel belgenin Ermenistan Cumhuriyeti için kabul edilemez olduğunu” belirtir. Bu formül bugün hala geçerlidir.

Artsakh Cumhuriyeti Ulusal Meclisi, Artsakh Cumhuriyeti’nin egemenliği ve bağımsızlığı konusunda Artsakh halkının ve yetkililerinin tutumunu yeniden teyit ederek şunları beyan eder:

Artsakh’ın geleceği hakkında karar verme yetkisi sadece Artsakh Cumhuriyeti vatandaşlarının seçimler yoluyla oluşturduğu otoriteler olduğu için, Artsakh yetkililerinin konumu dikkate alınmadan bir tutum ifade etmek kabul edilemez.

“Batı Ermenistan Direniyor”