Ermeni bilim insanları, Sümer medeniyetinin mirasını ve onun Eski Ermenistan ile bağlantısını araştırmak konusunda oldukça aktifler. Ve genellikle oldukça ilginç keşifler yapıyorlar. 

Ermeni dilindeki kelimelerin yaklaşık %70’inin kaynağı hala bilinmediğini belirtmek gerekir. Sümer uzmanı Armen Davtyan, bilimin Hint-Avrupalı ​​olduğunu varsaydığı bu kelimelerin bazılarının Sümercede bulunduğunu keşfetti.

Dilbilimsel ve kronolojik araştırmalara göre, tarih öncesi Ermenice, Ermeni Platosu ve Batı Ermenistan’ın bitişiğindeki bölgede M.Ö 7300 yıllarında ortaya çıktı. Bu tarih,  Batı Ermenistan’daki Tigranakert’in 40 km kuzey-batısında arkeologların elde ettiği tarih ile denk geliyor -M.Ö. 72-73 yüzyıl sınırında.

Ayrıca bu tarih genetik uzmanlarının verilerine çok yakın, onlar, Ermeni genotipinin varlığını 8 bin yıl önce yani M.Ö. 6000 yıl civarında kaydediyor. Basın, Ermeni kadınların genotiplerini neredeyse hiç değişmeden korumalarına şaşırdıklarını bile dile getirdi. Paleogenetik de Ermenilerin etnogenezinin M.Ö. 1200’den çok önce bittiğini göstermiştir. Doğu Akdeniz’de Bronz Çağı uygarlığının çöküşünden binlerce yıl önce gerçekleşti. Bu,  sadece Hitit İmparatorluğu’nun Urartu öncesi döneminde değil, hatta daha önce, Aratta krallığı döneminde, Şengavit, Metsamor, Lcaşen’de ve Ermeni Platosu’nun eski yerleşim yerlerinin çoğunda yaşayan insanların bir ulus olarak zaten var olduğu ve eski Ermeni dilini konuştukları anlamına geliyor. Fakat o döneme ait korunmuş, deşifre edilmiş yazılı kaynaklara sahip olmadığımız için bu boşluk ancak komşu Mezopotamya’da yaşayan halklar başta olmak üzere diğer halkların kaynaklarından alınan bilgilerle doldurulabilir. Sümercenin genetik bağlantıları da net değil, M.Ö.II binyılın başında artık ölü bir dildi.  Sümerlerin anavatanının nerede olduğu hala bilinmiyor, bu yüzden onların akraba dillerini nerede arayacağı da belli değil. Dolayısıyla birbirini dışlayan ve daha az temellendirilmiş birçok hipotez vardır.

Armen Davtyan, Ermenice ve Sümercede 2000’den fazla kelimenin aynı anlamı ifade ettiğini keşfetti. Bazı Sümer çivi yazılı metinlerde metnin %80’e kadarı Ermenice okunabilir. Bu özellikle tarımla ilgili metinler için geçerlidir. Üstelik Sümerce sadece eski Ermeniceye değil, aynı zamanda modern Ermeniceye de benzer. Davtyan, 20. yüzyılda farklı bölgelerin köylerinde Ermeni etnograflar tarafından kaydedilen kelimelerin büyük bir bölümünün eski Sümercede bulunabileceğini iddia ediyor. Benzer kelimeler sadece tarım alanında değil, askeri alanda olduğu kadar astronomik terimlerde de var.

Armen Davtyan şu anda Ermenice-Sümerce bir sözlük oluşturmaya çalışıyor. Hazır olduğunda, bu tür kelimelerin toplam sayısını herkes görebilecek. Yazar, çeşitli Sümer ideolojik yazıların analizine dayanarak, bugün hala Ermenice okunabileceğini pratik olarak kanıtlıyor. Aynı köklere sahip olmak hakkında hem bize ulaşan ideolojik yazılarının ses icrası hem de Ermenistan topraklarında bulunan kaya resimleri  buna tanıklık ediyor.

“Batı Ermenistan Tarihin Kendisidir, Kurban Olun Siz Ona”