Jandarma İstihbarattan Araz: Yanlış İfade Vermek İçin Emir Aldık
Dink davasında Trabzon Jandarması’ndan Hacı Ömer Ünalır, Önder Araz ve Resul Kütükoğlu’nun savunma ve sorguları tamamlandı.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin yeniden görülen davaya İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
11’i tutuklu 85 sanıklı davanın bugünkü (1 Şubat) duruşmasında Trabzon Jandarması’ndan Hacı Ömer Ünalır, Önder Araz ve Resul Kütükoğlu’nun savunma ve sorguları tamamlandı.
Duruşmanın öğleden önceki kısmında Ünalır savunma yaptı.
TIKLAYIN – Jandarma Ünalır: Hayal ve Grubu Hakkında Jandarma’da Tek Bir Bilgi Yoktu
Öğleden sonra ise tutuklu sanık Araz mahkeme huzurunda, sanık Kütükoğlu ise Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden savunmasını yaptı.
Araz, Dink cinayetine ilişkin bilginin alındığı dönemde izinde olduğunu söyledi. Yasin Hayal [azmettirici, sanık] ve arkadaşlarıyla ilgili bir arşiv bilgisi olmadığını söyledi.
“Coşkun İğci ile ben görüşmedim”
Cinayet günü Ankara’dan Trabzon’a gitmekte olduğunu anlatan Araz 7 Mart 2007’de mülkiye ve jandarma müfettişlerine verdiği ifadesini doğruladı.
Araz’ın Mülkiye Müfettişlerine Coşkun İğci [Hayal’in eniştesi, jandarma muhbiri] ile karşılaşmasını şöyle anlatmıştı:
“Trabzon’a döndüğümde tetikçinin Ogün Samast [tetikçi, sanık] olduğu ortaya çıkmıştı. Ogün Samast ile ilgili bilgi almak için Pelitli beldesine gittik. Kahvehanede vatandaşlarla sohbet ettik. Yasin ve Ogün’den bahsediyorlardı. Oradan dönerken Coşkun İğci ile ilk kez orada karşılaştım. Ben araçtan inmedim Okan Şimşek [Trabzon jandarması, sanık] ve Veysal Şahin [Trabzon jandarması, sanık] konuştular.”

Üye hakim Araz’a, Okan Şimşek ve Veysal Şahin ile birlikte cinayet sonrasında Coşkun İğci’nin Devlet Malzeme Ofisi’ndeki iş yerine gittikleri iddiasını sordu. Araz, üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlayamamakla birlikte, İğci’yi sadece 20 Ocak gecesi Pelitli’de gördüğünü öne sürdü ve “Devlet Malzeme Ofisine gidenlerin içinde ben yoktum. Okan Şimşek ve Veysal Şahin olayı sormak için gitmiş olabilirler. Zaten Coşkun İğci de yüzleşmede de beni tanımadı” dedi.
İğci, Dink cinayetinden 6 ay evvel jandarma görevlileri Okan Şimşek ve Veysal Şahin’e, Hayal’in Dink’i öldüreceği bilgisini vermişti. Şimşek ve Şahin bilgiyi üstlerine aktarmalarına rağmen konuya ilişkin hiçbir araştırma yapılmamıştı.
İddianamede cinayetin işlenmesinin ardından Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz’ün emri ile ihbardan yeni haberdar olmuşlar gibi sahte bir görev sonuç belgesi düzenledikleri iddiası yer aldı.
Yine Ali Öz’ün emriyle Okan Şimşek, Veysal Şahin ve kimliği henüz netleşmeyen bir kişinin önce İğci’nin çalıştığı yere gittiği daha sonra da Trabzon terminalinde İğci’yi araca alarak konuşmaması konusunda tehdit ettikleri dava dosyasında yer alan iddialar arasında.
Üye hakim Araz’a, mülkiye ve jandarma müfettişlerine verdiği ifadesinde, “Coşkun İğci’yi terminal bölgesinde araca aldık” dediğini hatırlattı. Araz, “O ilk ifademiz olayın sıcağı sıcağına verilmişti. O ifadeden sonraki ifademiz doğru” dedi.
“Yanlış ifade vermek için emir aldık”
Araz, cinayetin ardından Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeleri kabul etmedi. Araz’a müfettiş ifadelerinde neden yanlış bilgi verdiklerini sordu.
Araz, “Ne yapacağımıza ve ne diyeceğimize tek bir kişi karar verirdi” diye yanıt verdi. Mahkeme, kim olduğunu sordu, Araz ise “Alay Komutanımız Ali Öz [dönemin Trabzon Jandarma Alay Komutanı, sanık]” dedi. Bu talimatın doğrudan Öz’den mi geldiğine ilişkin soru üzerine Araz “Bizzat Ali Öz’den emri almadım tim komutanı Okan Şimşek ve şube komutanı ifadeler bu şekilde olacak diye emri aktardı” dedi.
“Raporu ben imzalamadım”
[Coşkun İğci ile görüşmeye ilişkin sonradan hazırlanan rapor hakkında]
Araz’ın sahaya çıkmadığını ve asayiş timinin resmi yazışmalarını yaptığı ifadesi üzerine Dink Ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, “Okan Şimşek ve Veysal şahin görev sonuç raporlarını nasıl düzenlerdi? Siz çıkmadığınız halde ya da izinde olduğunuz zaman da bu belgeleri imza eder miydiniz eder miydiniz” diye sordu.
Araz, “Ederdim çünkü çıkmasak bile aynı birimdeydik. Düzenlenen tüm görev sonuç raporlarına imza atardım çünkü 2 kişiyle olmuyor görev sonuç 3 kişiyle oluyor bu yüzden mecburen imzalıyordum” yanıtı verdi.
Bakırcıoğlu bunun üzerine Araz’a cinayetin ardından düzenlenen görev sonuç raporuyla ilgisinin ne olduğunu sordu. Araz ise söz konusu rapor hazırlandığında izinli olduğunu ve böyle bir rapora imza atıp atmadığını hatırlamadığını iddia etti.
Kütükoğlu’nun savunması
Araz’ın ardından Kütükoğlu savunma yaptı. Suçlamaları reddeden Kütükoğlu’na mahkeme başkanı, “Ogün Samast’ın telefon rehberinde numaran ‘uzman’ olarak kayıtlıymış” dedi.
Kütükoğlu da o dönemde stajyer olduğunu, Samast’ın daha evvel Pelitli beldesinde bir yaralama olayına karıştığını ve kendisini bu olayla ilgili aradığında uzman çavuş olarak tanıttığını, Samast’ın bu sebeple o şekilde kaydetmiş olabileceğini iddia etti.
Avukat Hakan Bakırcıoğlu da Kütükoğlu’na daha önceki ifadelerinde yer alan, “Ogün Samast’ı Trabzon ilinde Pelitli Cumhuriyet Mahallesi’nde oturduğumdan tanırım” dediğini hatırlattı. Kütükoğlu bu ifadeyi yalanlayarak, “Yok önceden tanımıyordum, yaralama eylemi sebebiyle tanıdım” dedi.
Duruşma yarın taleplerin alınmasıyla devam edecek. (EA)
Elif Akgül
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon bölümü mezunu. Daha önce İMC TV’de muhabir olarak çalıştı. bianet’in İfade Özgürlüğü haberleri editörlüğünü yapıyor.

Bu konuda basın ajansı « bianet.org » bilgilendiriyor