KILIKYA – BBC Türkçe, Efrin’e yönelik saldırılar sonucunda yaşanan sivil ölümlere ilişkin birçok çevreden aldığı bilgileri haberleştirdi. BM, UNİCEF, SOHR, Sana ve BBC’nin görüştüğü yerel kaynaklar sayılarla sivil ölümlerini açıklarken, Genelkurmay ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, “propaganda” diyor.

BBC Türkçe, Efrin’e yönelik bombardımanda yaşanan sivil ölümlere ilişkin bir haber derledi. Türkiye’nin Efrin’e yönelik operasyonunun 10’uncu gününe girdiği, saldırılar ve çatışmalar nedeniyle yaşamını yitiren sivillerin sayısının arttığı iddialarına yer veren BBC Türkçe, “Aralarında Birleşmiş Milletler (BM) ve UNICEF’in de bulunduğu kurumlara ait sivil ölüm açıklamaları ve Afrin’deki haber kaynaklarından edinilen bilgiler, harekâtta bugüne kadar çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği iddialarını içeriyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan bir Genelkurmay yetkilisi ise, operasyonda sivillerin yaşamını yitirdiği iddialarının doğru olmadığını söylüyor ve Türkiye’nin sivil kayıpları engellemek amacıyla her türlü önlemi aldığını belirtiyor. Yetkili, sivil kayıp iddialarının Afrin’de faaliyet gösteren Kürt grupların bir propagandası olduğunu ifade ediyor” diye kaydetti.

 

BM VE UNİCEF’DEN SİVİL ÖLÜMLERE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Haberinde BM ve UNICEF’in sivil ölüm açıklamalarına da yer veren BBC Türkçe, “Sivil ölümlerle ilgili ilk açıklama yapan kuruluşlardan biri BM oldu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in sözcüsü Stephane Dujarric, geçen Salı günü düzenlendiği haftalık basın toplantısında, ‘bombardıman ve çatışmalar nedeniyle bazı sivillerin öldüğünü’ söyledi. Dujarric, tüm taraflara ‘sivilleri koruma’ çağrısı yaptı. Birlemiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) ise Cuma günkü açıklamasında Afrin’deki çocuk ölümlerine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: ‘UNICEF, Suriye’nin kuzey batısındaki Afrin kentinde devam eden şiddette, en az 11 çocuğun öldüğü ve bundan daha fazlasının yaralandığına dair endişe verici haberler almıştır.’ Fransız Haber Ajansı AFP’nin Afrin’deki bir hastaneden geçtiği fotoğraflarda da ölü ve yaralı çocuklar görülüyor” dedi.

 

SOHR: ÖLEN SİVİLLERİN 17’Sİ ÇOCUK

BBC Türkçe, haberinde İngiltere merkezli SOHR’un açıklamasına da şu sözlerle yer verdi: “Muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları İçin Gözlemevi (SOHR), Pazar günü yaptığı açıklamada çatışmalar sırasında 51 sivilin öldüğünü belirtti. SOHR, operasyonun başlamasıyla Pazar sabahına kadarki süre zarfında ölen sivillerin sayısının bu olduğunu, bu sivillerin 17’sinin çocuk, yedisinin kadın olduğunu belirtti. SOHR, ağır yaralı sivillerin olması ve harekatın sürmesi nedeniyle bu sayının artabileceğini aktardı.”

Görüştükleri yerel kaynakların görüşlerine de yer veren BBC Türkçe, “Afrin’deki sivil kaynaklar da sivil ölüm sayısının onlarca olduğunu söyledi. BBC’nin Perşembe akşamı görüştüğü, Afrin’deki bir hastanenin müdürü, Perşembe itibariyle yaklaşık 40 sivilin öldüğünü, 128 kişinin yaralandığını belirtti. BBC Türkçe’nin Afrin’den görüştüğü yerel gazeteciler de çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini belirtti ve sayının arttığını söyledi” diye kaydetti.

 

SANA: 86 SİVİL ÖLDÜ

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın geçtiği haberi de kaynak gösteren BBC Türkçe, “Pazar günü yayımladığı haberde, harekât boyunca toplam 86 sivilin öldüğünü, 198 sivilin yaralandığını bildirdi. SANA ayrıca harekat ve çatışmalarda sivillerin evlerinin büyük zarar gördüğünü, Selahadin Eyyubi Camii, Jandaris (Cindiris) mezarlığı ve Ain Dara (Eyn Dara) gibi tarihi eserlerin de hedef olduğunu bildirdi” ifadelerine yer verdi.

 

BOZDAĞ: AHLAKIMIZ MANİDİR

Haberde Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın, “Sivillere TSK’nın zarar vermesi düşünülemez. Bizim dinimiz, ahlakımız, ordumuzun geleneği, kadın, çocuk, yaşlı, sivil, alim ve masumlara zarar vermeye manidir” sözlerine de yer verildi.

Hatırlatalım ki, 29 Aralık 1917 tarihinde, Sovyet Rusya’nın Halk Meclisi Konseyi tarafından kabul edilen “Türkiye Ermenistan’ı Hakkında”ki (Batı Ermenistan) kararnameyle Ermenilerin tam bağımsızlığa kadar varabilecek kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. Batı Ermenistan’ı ayrıca 19 Ocak 1920 tarihinde Paris Konferansında Müttefik Devletler Yüksek Konseyi de facto ve 11 Mayıs 1920 tarihindeki San-Remo Konferansı sırasında ise bağımsız ve egemen bir devlet olarak de jure tanındı. Sınırları, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson tarafından 22 Kasım 1920 tarihinde çizilmiş olmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) bunu Türkiye’nin işgali sebebiyle tanınmaktadır.

Batı Ermenistan Devleti, Türkiye tarafından esir alındığı için “BMT” tarafından tanınmadığını zorunlu olarak hatırlatırız.

Hatırlatma, 4 Ağustos 1920 tarihinde Fransa’nın desteğiyle Adana’da bağımsız bir Kilikya Cumhuriyeti kuruldu. Fakat 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile Kemalist Türkiye arasında imzalanan Ankara antlaşmasıyla Kilikya halkının hakları ayaklar altına alındı. Bu antlaşmayla Fransızlar, 5 Ocak 1922 tarihinde Adana vilayetini Türklere teslim ederek uzaklaştılar. Yeni katliamların tehdidi altında 150 bin Kilikya Ermenisi yerlerinden edilerek Suriye, Lübnan, Yunanistan ve diğer yerlere tekrardan sürüldüler.

1894’ten 1923 yıllarına kadar Batı Ermenistan’ın işgal altındaki topraklarında yerli otokton Ermeni halkı üç Türk hükümetleri tarafından Soykırıma uğratıldığın da ayrıca hatırlatırız.