BATI ERMENİSTAN – Artvin’e 4 kilometre uzaklıktaki Cerattepe’de Cengiz Holding’in bünyesinde bulunan Eti Bakır’ın bölgede maden çıkarma çalışmaları toplumun ve Artvinlilerin tüm itirazına rağmen devam ediyor. Cerattepe’deki  duruma tepki gösteren İzmir Artvin Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı İrfan Emiralioğlu PİRHA’ya konuştu.

Haberin Videosu gelecek

Artvin’de yapılan maden çalışmasının toplumun rızası olmadan yapıldığını belirten İzmir Artvin Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı İrfan Emiralioğlu, yaşanan kıyımın aslında bir rant meselesi olduğunu belirtti.

“HAYVAN VE BİTKİ TÜRLERİ YOK EDİLİYOR”

Kurum olarak uzun zamandır Cerattepe için eylemde olduklarını ve imza kampanyası başlattıklarını belirten Emiralioğlu şöyle konuştu:

“Cerattepe’deki kıyım rant meselesidir. Artvin dünyada bakır ve altın madeninin olduğu yerlerden biri.  Çok büyük rakamlarla ifade ediliyor. Onun için Artvin’e bir saldırı var. Artvin doğasını yok etmeye çalışıyorlar. Yalnız kendisi değil bunun yanında nadir bulunan hayvan ve bitki türleri yavaş yavaş yok olmaya başlıyor. Aylardır burada mücadele veriyoruz. İmza kampanyası oluşturduk ve bu kampanyada belli bir yere kadar geldik. Her zaman doğayı, çevreyi ve yaşam alanımızı koruyacağımızı beyan etmeye çalıştık. Bu kampanyayı İzmir’de yaymaya çalıştık ve beş bine yakın imza topladık. Bu imzaları meclise götürerek, meclise sesimizi duyurmaya çalışacağız.”

“DEMOKRATİK EYLEM OHAL İLE ENGELLENİYOR”

OHAL ile birlikte toplumun tepkisini demokratik eylemlerle dile getirmesine dahi izin verilmediğini belirten Emiralioğlu: “Artvin’de aslında birçok şey kaybettik. Mesela Çoruh Nehri’miz vardı. Dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biriydi. Ama şimdi baraj gölü alanına döndü, bitti ve döneceği yok” dedi.

“ARTVİN GÖÇ VERMEYE BAŞLADI”

Halkın tepkili olduğunu ifade eden Emiralioğlu, “Bugün Türkiye hala OHAL ile yönetiliyor. Tepkiyi demokratik olarak yapamıyor. Tepki verenler ise hemen alınıyor. Bu maden ocakları doğayı yok edecek. Yavaş yavaş Artvin’de coğrafik değişimi görüyoruz. Artvin dışarıya göç vermeye başladı” diye konuştu.

Ersin ÖZGÜL / İZMİR

Bu konuda basın ajansı  « Pirha » bilgilendiriyor

Hatırlatalım ki, 29 Aralık 1917 tarihinde, Sovyet Rusya’nın Halk Meclisi Konseyi tarafından kabul edilen “Türkiye Ermenistan’ı Hakkında”ki (Batı Ermenistan) kararnameyle Ermenilerin tam bağımsızlığa kadar varabilecek kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. Batı Ermenistan’ı ayrıca 19 Ocak 1920 tarihinde Paris Konferansında Müttefik Devletler Yüksek Konseyi de facto ve 11 Mayıs 1920 tarihindeki San-Remo Konferansı sırasında ise bağımsız ve egemen bir devlet olarak de jure tanındı. Sınırları, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson tarafından 22 Kasım 1920 tarihinde çizilmiş olmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) bunu Türkiye’nin işgali sebebiyle tanınmaktadır.

Batı Ermenistan Devleti, Türkiye tarafından esir alındığı için “BMT” tarafından tanınmadığını zorunlu olarak hatırlatırız.

1894’ten 1923 yıllarına kadar Batı Ermenistan’ın işgal altındaki topraklarında yerli otokton Ermeni halkı üç Türk hükümetleri tarafından Soykırıma uğratıldığın da ayrıca hatırlatırız.