BATI ERMENİSTAN – BİTLİS – Yaşamını yitirmiş 267 PKK’linin mezarının bulunduğu Bitlis’teki Garzan Mezarlığı, iş makineleriyle bütünüyle yıkıldı. Cenazelerin ise savcılık talimatıyla yerlerinden çıkarılıp, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği belirtildi.

Bitlis merkeze bağlı Yukarı Ölek (Oleka Jor) köyü kırsalında bulunan ve farklı dönemlerde yaşamını yitirmiş 267 PKK’linin mezarının bulunduğu Garzan Mezarlığı, iş makineleriyle bütünüyle ortadan kaldırıldı.

Daha önce Ağustos 2013’te inşası sırasında ve Eylül 2015’te de kapsamlı bir askeri operasyon sırasında tahrip edilen mezarlık, bu kez bütünüyle yıkıldı. Bölgede alınan sokağa çıkma yasağı kararının ardından getirilen iş makineleri ile mezarlık ve müştemilatında yer alan mescit yıkıldı.

Konuya ilişkin resmi makamlarca henüz bir açıklama yapılmazken, 2014 yılında Kobanê direnişinde yaşamını yitirmesi sonrası cenazesi aynı mezarlığa defnedilen YPJ savaşçısı Dilan Bingöl’ün babası Lezgin Bingöl, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklamada bulundu.

 

KEMİKLER İSTANBUL ATK’YE GÖNDERİLMİŞ

Baba Lezgin Bingöl, “Bu mezarlık kamuoyunda ‘Garzan şehitliği’ olarak bilinmektedir. Son günlerde bu mezarlığın güvenlik güçleri tarafından yıkıldığının duyumu üzerine 18 Aralık 2017 tarihinde Bitlis Valiliği’ne yazılı bir dilekçeyle müracaat ettim. Kızım Dilan Bingöl’ün cenazesi de o mezarlıkta defin edilmişti. Verdiğim dilekçede kızımın mezarını ziyaret etmek istediğimi, o bölgede herhangi bir yasağın olup olmadığını tarafıma bildirilmesini talep ettim. Valilik yetkilileri dilekçemi jandarma bölgesi diye, jandarmaya havale etti. Ben de dilekçeyi jandarmaya bırakıp geldim. 19 Aralık 2017 tarihinde jandarmadan beni aradılar ve dediler ki ‘o mezarlıkta bulunan 267 cenaze savcılık talimatıyla çıkarılmış ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmiş’ denildi” dedi.

Bu konuda basın ajansı  « mezopotamyaajansi » bilgilendiriyor

Hatırlatalım ki, 29 Aralık 1917 tarihinde, Sovyet Rusya’nın Halk Meclisi Konseyi tarafından kabul edilen “Türkiye Ermenistan’ı Hakkında”ki (Batı Ermenistan) kararnameyle Ermenilerin tam bağımsızlığa kadar varabilecek kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. Batı Ermenistan’ı ayrıca 19 Ocak 1920 tarihinde Paris Konferansında Müttefik Devletler Yüksek Konseyi de facto ve 11 Mayıs 1920 tarihindeki San-Remo Konferansı sırasında ise bağımsız ve egemen bir devlet olarak de jure tanındı. Sınırları, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson tarafından 22 Kasım 1920 tarihinde çizilmiş olmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) bunu Türkiye’nin işgali sebebiyle tanınmaktadır.

Batı Ermenistan Devleti, Türkiye tarafından esir alındığı için “BMT” tarafından tanınmadığını zorunlu olarak hatırlatırız.

1894’ten 1923 yıllarına kadar Batı Ermenistan’ın işgal altındaki topraklarında yerli otokton Ermeni halkı üç Türk hükümetleri tarafından Soykırıma uğratıldığın da ayrıca hatırlatırız.