Ermenistan Cumhuriyeti İnsan Hakları Savunucusu Kristine Grigoryan, Parlamentoda gazetecilerle yaptığı brifingde, Artsakh’ın statüsü konusuna değinerek, Artsakh’ın statüsünün ya da bunu elde etmek için dış politika taktiklerinin siyasi karar vericiler tarafından  belirlendiğini söyledi.

Grigoryan, “İnsan Hakları Savunucusu olarak defalarca söylediğim benim için, en önemli ilke, Artsakh’ta yaşayan hemşehrilerimizin tüm haklarının garanti altına alınması için yeterli koşulların varlığıdır.  Bu, bir insan hakları savunucusu olarak benim en önemli yaklaşımımdır” dedi.

Şu anda Artsakh’ta insan haklarının korunup korunmadığı sorusuna da değinen Grigoryan, şu anda elbette Artsakh’ta yeterli bir insan haklarının korunması durumundan bahsetmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Grigoryan “Her şeyden önce güvenlik sorunları olduğu açık: insanlarda güvenlik duygusu yoktur. Çok agresif politikalar sonucunda, psikolojik, güç gösterisi, baskı veya bunun tehdidi altında birçok durumda insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldılar, mülkiyet haklarını, eğitim haklarını kullanamıyorlar” derken savaş sonrası çatışmalar gibi savaşların doğrudan insan haklarına yönelik en büyük riskler olduğunu da sözlerine ekledi.

“TC, Üç Günlük Bir Dünya”