Birinci Artsakh savaşının başlangıcından itibaren Akna-Ağdam, başkent Stepanakert’i ve çevresindeki yerleşimlerini sürekli bombalamak için Azerbaycan’ın stratejik bir mevzisi oldu.

Daha 23 Şubat 1991’de Azerbaycanlılar hiçbir direnişle karşılaşmadan Ağdam’da bulunan Sovyet Silahlı Kuvvetlerinin 4. Ordusunun askeri rezervlerini ele geçirdiler. 

Şuşi’nin kurtarılmasından sonra, Stepanakert’in ve Ağdam’ın komşu yerleşim yerlerinin güvenliğini sağlamak için Artsakh öz savunma güçlerinin görevi, düşmanın düzenli olarak Ermeni yerleşimlerini bombaladığı yer olan Ağdam’ın askeri üslerini ortadan kaldırmaktı.

4 Temmuz’da Ermeni kuvvetlerinin Ağdam’ı kurtarmak için başlattığı operasyon sonucunda Stepanakert, Askeran ve çevre köylere yönelik bombardıman tehlikesi ortadan kaldırıldı. 23 Temmuz 1993’te Ağdam, çevredeki köylerle birlikte Artsakh Cumhuriyeti Savunma Ordusu’nun kontrolüne girdi. 

2020 yılının 44 günlük Artsakh savaşı sonucunda Azerbaycanlılar tekrar Akna’yı işgal ettiler.

1990’larda Artsakh’taki özgürlük mücadelesi başarıyla taçlandı, çünkü askeri moral yüksekti ve düzenli bir ordu olmamasına rağmen, gönüllüler kendilerine emanet edilen görevleri o kadar hassas bir şekilde yerine getirdiler ki, savaş operasyonları başarıyla taçlandı. İşte o zaman gönüllüler, zihnin konsantrasyonunu ve gücün doğru yönünü uyaran  “Hay Campa” adlı Ermeni savaş sanatıyla aktif olarak eğitildi.

“Batı Ermenistan Türk Faşizmine Karşı Direniyor”