Yaban hayatı ve bitki türü bakımından en zengin bölgelerin başında gelen batı Ermenistan’ın Dersim coğrafyası, ekolojik yıkımla karşı karşıya. 

2019 yılında 43 bin 500 hektarlık alanda maden ruhsatı verilen kentte, ekolojistlerin mücadelesi sonucunda bazıları iptal edilse de tehdit halen devam ediyor. Yıllardır baraj ve Hidroelektrik Santrallere (HES) karşı açtığı davalarla hukuk mücadelesi veren Avukat Barış Yıldırım, Munzur Havzası’nda 43 bin hektarlık bir sahada altın, bakır ve gümüş projeleri yürütüldüğünü belirtti. 

Batı Ermenistan’ın Fırat Havzası’nda yer alan Dersim ve Bingöl’deki ekosistemi yok edecek maden projelerine dikkati çeken avukat Barış Yıldırım, “Temiz su kaynakları tükeniyor. Ekoloji mücadelesi, yaşam hakkı mücadelesidir. Bir bölge mücadelesi olarak algılanmamalıdır” dedi. 

Dersim’in başta Munzur Havzası olmak üzere pek çok ekosistemi barındırdığını kaydetti. Bölgede yapılan çalışmalara göre, 2 bine yakın bitki türü olduğunu belirten Yıldırım, bunların yüzde 20’sinin endemik olduğunu söyledi. Yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, boz ayı, kurt, vaşak yine dünyada nesli tükenmek üzere olan Anadolu parsının da bölgede yaşadığına dair işaretler var. 

Batı Ermenistan, yerli topraklarımızda bu çaptaki  ekolojiye verilen zararı üzülerek kaydediyor. Dersim bölgesi, Batı Ermenistan ekonomisinin gelişmesinde çok önemli bir role ve öneme sahiptir. Başlıca turistik destinasyonlarımızdan biri olduğu için işgalcilerin yerel ekolojiyi yok etmesine izin verilmemelidir. Batı Ermenistan bu konularda gerekli adımları atacaktır.

“Batı Ermenistan İşgalci Türk Güçlerine Karşı Mücadelede”