Bağeş kalesi hakkında ilk kez, 7. yüzyıl tarihçisi Sebeos bahsetti. Daha sonra, kale etrafında aynı adı taşıyan şehir inşa edilmesinden sonra, kale şehrin iç kalesi haline geldi.

Geleneğe göre, kalenin inşaatı imparator ve general Makedonyalı Büyük İskender’in Lis adlı generali ile bağlantılıdır. 

Batı Ermenistan’ı işgal eden Makedonyalı İskender’in dağ geçidinin mükemmel stratejik konumunu takdir ettiği ve generallerinden Lis’e burada bir kale inşa etmesini emrettiği söyleniyor.

Yeni inşa edilen kale o kadar zaptedilemezdi ki, Makedonyalı İskender dönüşünde onu fethedemedi ve kalenin anahtarları gönüllü olarak kendisine teslim edildiğinde, kaleye Bed Lis adını verdi, bu da Farsça’da Kötü Lis anlamına geliyor ve Bitlis isminin de buradan kaynaklandığı görülüyor. 

7. yüzyılın sonunda, kale Araplar tarafından ele geçirildi ve Zurari Arap Emirliği’nin merkezi oldu. 9. yüzyılın ikinci yarısında kale Şaibanilere, 10. yüzyılın ilk yarısında Kaisiklerin Arap emirliklerine geçti. Birçok tarihi olaylardan sonra, Haziran 1915’te, tüm Bağeş-Bitlis bölgesindeki Ermeni nüfusu korkunç bir katliama maruz kaldı ve ardından Bağeş Ermenilerden boşaltıldı.

18 Şubat 1916’da General Andranik liderliğindeki ilk Ermeni gönüllü alayı Bağeş kalesini ele geçirdi. Kısa süre sonra, Türk birlikleri Bağeş’i tekrar işgal ederek nüfusunu tamamen boşalttı.

“Batı Ermenistan Mücadelede”