Ermeni Kutsal Takvim’in 6. ayı olan Sahmi ayı hasat kutsaması ve bereket ayı olarak kabul edilir. Bu nedenle o ayın burçları Oğlak ve Başak’tır. Bu ayın en önemli bayramları, Sahmi ayının Astğik günü olan 24 Ağustos’ta Üzüm Kutsaması ve Sahmi ayının Anahit günü olan 5 Eylül’de Ekmek Kutsaması.

Eski zamanlardan beri Ermeniler çok önemli iki yiyeceğe değer vermişlerdir: ekmek ve şaraba. Ekmek ve şarap, birçok ülkede Ermeni milletiyle karşılaştırılacak şekilde Ermenilerle ilişkilendirilmiştir. Haykyan halk geleneğinde ekmeğin çok büyük bir yeri, rolü ve önemi olmuş ve olmaya devam etmektedir. Mesela atalarımız fırında ilk ekmeği hayvanlara vermişler ya da ilk yedi ekmeği yoldan geçenlere ikram etmişlerdir. Ekmek, tapınma mertebesine kadar kutsaldı: Yere düşen ekmek kaldırılır, öpülür ve yüksek bir yere konur, evde kullanılan ekmek asla çöpe atılmaz, hatta manevi varlıklara, kutsal Ditsler’e ve atalara da ekmek sunulur, ekmekle onurlandırılırdı.

Bütün bu gelenekleri görünce, ekmek kutsamasının ne kadar önemli ve keyifli bir bayram olduğunu düşünmeliyiz. Kral, ilk buğday başaklarının tanelerini, yaşam tohumunun bir işareti olarak, ataların hafızası ve milletin sürekliliği anlamında ataların sunağına kurban ederdi.

Daha sonra, yılın ana buğday hasadından elde edilen ekmek ortaya koyulurdu ve herkes, Anahit Ditsamayr’ın kutsamaları ve himayesi için önce onurlandırılır, ardından sofraya üzüm kutsamasının natürel şarabı getirilirken ekmek ve çeşitli meyveler, gatalar ve yemekler ile şenlikli bir şölen düzenlenirdi.

Bayram süresince hasat edilen buğday tarlalarında halk dans etmeye başlar ve dansların büyülü gücüyle topraklar sonbahar ekim sezonuna hazırlanırdı.

Bayram sırasında Kurmlar, tarlalarımızda hasat ve bolluk için Tarla-Andastan’ın kutsamasını gerçekleştiriyordu.

Ekmek Kutsama Bayramı’nın sonunda Kurmlar,  tören sırasında sunağa konan ve kutsanan buğday başaklarını katılımcılara dağıtırdı. Bu başaklar, bereket ve kutsama işareti olarak evin ocağına ya da günümüz anlayışında mutfak duvarına  asılırdı.

Ayrıca tohumluk buğday çuvallarına konulmak  ve sonbaharda tarlaya ekilmek üzere mübarek buğday taneleri halka dağıtıldı.

Bütün bunlar, Haykazun Arevortiler Cemaati için tarihin yanı sıra, milliyetçiliğin çağrısını kendi içinde hisseden ve sadık kalmaya, hatta Ermeni köklerine dönmeye çalışan herkesle paylaşmak istediğimiz bir inanç ve yaşam biçimi olarak kabul edilir. 

Kutsal inancımızı ve geleneklerimizi hatırlayalım, koruyalım ve yayalım, çünkü Ermeniler inançları, kültürleri ve gelenekleri ile Ermeni kalacaklardır…

Altın Saç Örgüsüyle Ermeni Anahit Tanrıça’ya şan ve şeref…

Kurm Harut Arakelyan

Haykazun Arevortiler Cemaati