Hint-Avrupa dillerinin asıl vatanı yeniden değişti. 26 Ağustos 2022’de dilbilimciler, genetikçiler ve arkeologların işbirliğiyle yayınlanan bir Harvard paleogenetik çalışması, şu anda Avrasya ve Amerika’da konuşulan bu dillerin doğum yerini ve yayılma biçimini yeniden tanımlamayı öneriyor.

Hint-Avrupa dilleri, Avrupa ve Hindistan alt kıtasında konuşulan dillerin çoğunu içeren bir dil ailesidir. Çeşitli kollara ayrılmış (Cermen, Balto-Slav, Kelt, Hint-İran dillerinin yanı sıra Yunanca), bunların bir kısmı kayboldu (Orta Çağ’a kadar Sincan’da konuşulan Tohar dilleri,  ve Eski Anadolu’da konuşulan Hitit ve Luwi gibi diller.)

Tunç Çağı’ndan beri Avrasya boyunca Çin’in batı sınırlarına kadar yayıldıklarına inanılıyor, ancak yayılma biçimleri, kökenleri ve ilişkili arkeolojik kültürleri henüz net olarak belirlenmedi.

19. yüzyılın ortalarından itibaren, dilbilimciler tarafından yeniden kurgulanan ortak Proto-Hint-Avrupa dilinin Pontus bozkırında, Kafkasya’da veya Anadolu’daki yeri araştırılmış ve hatta siyasi bir konu haline gelmiştir. Rusya İmparatorluğu, sömürgeleştirmek istediği Türkistan’ı yerli bir “Aryan evi” olarak görürken, Nazi Almanyası bunun, bazı ırk teorilerine göre, Roma ve Atina’nın doğrudan soyundan geldiği ve “Germen ırkı” için prestijli “indogerman” mirasının baş mirasçısı olarak kuzeyde olduğunu gösteriyordu 

17. yüzyılda Latince, Yunanca ve İran dillerinin benzerliğinin kanıtladığı ve 18. yüzyılda Sanskrit Hindistan’ın kutsal dili olarak kanıtladığı bu bulmacayı tahmin etmek, kanıtlamak ve kesin cevap vermek için paleogenetikçilerin ve arkeologların  çalışması lazımdı. 

2018’de yazılan “Biz Kimiz ve Buraya Nasıl Geldik” çalışmasının yazarı David Reich liderliğindeki mevcut ekip ve Joseph Lazaridis, bu alana yabancı değil.

2015’te Wolfgang Haack ve Joseph Lazaridis’in David Reich’in Harvard’daki laboratuvarı tarafından desteklenen araştırması, arkeolog Maria Gimbutas’ın “Kurgan hipotezini” doğrulayarak Hint-Avrupa dillerinin Avrupa’ya yayılmasının kaynağının Karadeniz ve Kafkaslar arasındaki Pontus bozkırından kitlesel göç olduğunu belirledi.

Tamamlanmamış ancak hiçbir zaman reddedilmeyen bu çalışma, Avrupa paleogenetiği üzerine birçok ek çalışma ile geliştirilmiş olan 2015’ten bu yana ilk çalışmaydı.

Bu yeni çalışma, Eneolitik Çağ’dan Tunç Çağı’na kadar Anadolu, Güney Avrupa ve Kafkasya’dan 727 iskelet üzerinde şimdiye kadar kullanılan en kapsamlı veri tabanına dayanıyor. 

 Ermenistan, Hint-Avrupalıların doğum yeri olarak

Yeni çalışma bize ne söylüyor? İki önemli nokta var: Birincisi, Pontus bozkırı yalnızca ikincil bir odak noktası olacaktır, ilk varsayımsal odak Kafkasya’da, muhtemelen Ermeni Platosu’nda olacaktır. İkincisi, çalışma, dil dallarının mimarisi üzerine bir konum alır ve bazı dil teorilerini atlayarak Anadolu dillerinin (Hitit, başta Luvi) bağımsız bir dal olduğu,  Hint-Avrupa dillerinin ise, kronolojik olarak daha sonra Pontik daldan ayrılan ikinci bir dil ve anadal olduğu fikri lehinedir.