Ermeni minyatürlerinde, süs eşyalarında, iğne oyalarında ve halı dokumalarında sıklıkla zambak desenlere rastlarız.

Bunun canlı örneklerinden, Maraş yöresinin işlemeli Bardaklı denilen fincan kalıbı,  1270 yılına ait Agcots Manastırı kabartmaları, 1850 yılında dokunmuş Craberd-Khaçen halısının desenleri ve bunlara benzer daha birçok örnek.

Hepimiz bildiği  fluer-de-lis adlı hanedan sembolü zambak binlerce yıl önce saflığın ve kraliyet gücünün bir simgesiydi. Ermeni kraliyet tahtının bir sembolü olarak zambak, Kilikya Kralı Levon’un 1198-1219 gümüş sikkesine basıldı, sikkede kralın elinde zambak tasvir edilir.

Çok eski zamanlardan beri, zambak çiçeği Ermeni Platosu’nun doğasında yetişmektedir, her dağ ve vadi zambaklarla doluydu.

Bu nedenle Şuşan, Şuşans, Şuşanik, Şuşananits, Şuşantsi adında köylerimizin olması tesadüf değildir. Zambağın Ermenice adı olan Şuşan  da aramızda yaygın bir kişisel isim, Van’da Kral Senkerim’in kızı Şuşan’ın adını taşıyan manastırlarımız, Bagaran’da Kral Aşot’un kız kardeşi Şuşan’ın adını taşıyan manastırlarımız var. Ermenice’de şuşan-zambak kelimesi “lekesiz, tertemiz ve beyaz” ile eş anlamlıdır.

“Sözümüz ‘Misilmeni’ Kardeşlerimize”