Atalarımızdan kalma köklerimize, gasp edilmiş yeryüzü cennetimiz Batı Ermenistan’a olan sevgi ve tutku, umudun ışığı olarak kalplerimizde hüküm sürmeli.

Bana öyle geliyor ki, yurt dışından kurtuluşumuza bir çözüm bulmak ve geri dönüş yolunu çizmek için bir araya gelmemizin zamanı geldi.

Türkiye’nin soykırımı ARMENOSİD’i tanımasından sonraki mücadelemizin, tazminat talep etmek ve Türkleri Türklüklerinden kurtarmaktan ibaret olduğunu kimse sanmasın.

Ahlaki yaraların vaatlerle, altınla, gümüşle silinmeyeceğinin bilincindeyiz. Aksi takdirde bu bizim açımızdan bir ahlaksızlık ve şehitlerimizin anısına ihanet olur.

Savaşçı ruhumuzu temizlememizi ve hafızamıza işlemiş kalan travmaları hafifletmemizi istiyorum. “KAYIP KUŞLAR AĞACI”nı kucaklama arayışında ve şimdiye kadar yaptığımız gibi yüz yedi yıllık bir uyuşukluk için zorlu bir gökkuşağının peşinden gitmeme serüveninde ilerlemek istiyorsak, birbirimize güvenmek zorundayız. 

Bunu yapmak için yeterli eğitime sahip olmamız, eylemlerimizin, huylarımızın bir parçası olması gereken dayanışma, kardeşlik, vefa, şeffaflık, anlayış, alçakgönüllülük ve dürüstlük gibi temel ilkeleri tam olarak bilmemiz gerekir. 

Gasp edilen Ermenistan’ımızı bulmak bizim elimizde!

Ama önce birçok kardeşimizin engellenmiş zihinlerini açmalı ve kaybetmiş kişiliklerini bulmak için onları kurtarmalıyız.

Biriyle paylaşmak,  haddini aşmak değildir… Raymond Berberyan

24 Ekim 2022

“Batı Ermenistan Mücadelenin Adıdır”