1917 yılında Lenin ve Stalin sözde “Türkiye Ermenistanı Kararnamesi”ni imzaladılar. Buna göre Türkiye, Rus birliklerinin oradan çekilmesinden sonra Batı Ermenistan’a asker sokma hakkına sahip değildi. Batı Ermenistan savunması için kendi ordusunu oluşturmak zorunda kaldı. Ve Batı Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırın askerden arındırılması gerçekleştirilecekti. Türkiye bu şartları kabul etti. Ancak Rusya askerlerini çeker çekmez Türkiye bu anlaşmayı bozdu ve Batı Ermenistan’ı işgal ederek Van, Bitlis, Muş, Yerznka (Erzincan), Karin (Erzurum), Trabzon, Ultik (Oltu), Kars, Daroynk (Bayazet), Tsolakert (Iğdır)  olmak üzere başlıca il merkezlerini ele geçirdi. 

1919’da İngiltere, Kars ve Tsolakert şehirleriyle birlikte Kars bölgesini ve Surmalu vilayetini Türkiye’den alıp Ermenistan’a iade etti. Batı Ermenistan’ın diğer  bölgelerinin sorunları barışçıl müzakerelerle çözülecekti.

Müzakereler 1920’de tüm uluslararası toplumun Ermenistan Cumhuriyeti’nin Van, Bitlis, Erzurum ve Trabzon bölgeleri sınırları içindeki Batı Ermenistan üzerindeki egemenliğini resmen tanımasıyla sona erdi. 

Ermenistan ve Türkiye, iki ülke arasındaki sınırların açıklığa kavuşturulması, sınır çizilmesi ve  sınır belirlenmesi  için uluslararası tahkim mahkemesine ortaklaşa başvurarak, zaman aşımı olmaksızın  bir belge olan  tahkim kararı ile sabitlediler. Tahkim kararı Kasım 1920’de ABD Başkanı Woodrow Wilson liderliğinde alındı.

Tahkim kararı Amerika Birleşik Devletleri Büyük Mührü ile damgalanmış ve yürürlüğe girmiştir. Kararda, “Karar kesindir, itiraz ve düzeltme yapılamaz, zaman aşımı yoktur, derhal yürürlüğe girer.” Diye yazıyor.

Fakat, Rusya’daki Bolşevik hükümetinin çabaları nedeniyle, aynı ABD ve Avrupa’nın Ermenistan’ın tanınan sınırlarını korumak için bir ordu gönderme arzusunun olmaması ve Ermenistan’ın hem Bolşevik Rusya hem de Türkiye’deki Kemalist haydutlarıyla  (1920’de henüz meşru bir hükümet değillerdi, ancak haydut statüsündeydiler) yüzleşmek için yeterli askeri gücünün olmaması nedeniyle Batı Ermenistan fiilen Türkiye tarafından işgal edildi. 

Ve Bolşevik Rusya kalan kısmı olan Doğu Ermenistan’ı ortadan kaldırarak topraklarını  Azerbaycan SSC (3 buçuk Ermeni  bölgesi içeren bütün Nahiçevan, Artsakh’ın tamamı, Gardman eyaletinin tamamı, Syunik bölgesinin yarısı), Gürcistan SSC (Cavakhk bölgesi), bir kısmı Türkiye (Kars  bölgesi ve Ararat Dağı ile Surmalu vilayeti) arasında böldükten sonra, kalan küçük alan Ermenistan SSC (egemenlik statüsü olmadan, Batı Ermenistan üzerinde egemenlik) ilan edildi.

Ermeni halkı kitlesel olarak kendi topraklarından sürüldü ve sonuç olarak bugün Ermenistan’ın dışında yaşayan Ermeni sayısı Ermenistan nüfusundan 4 kat daha fazla. Bu insanlar tüm Avrupa, Orta Doğu, Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya ve hatta kısmen Afrika ve Asya ülkelerine dağılmışlar. Millet toprağından mahrum edildi.

 Ermenistan SSC, Nahiçevan SSC, Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti.

Ayrıca Ermeni nüfusu  Nahçıvan ÖSSC’den de sürüldü, 1991-1994’te Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nde etnik temizlik yapmaya çalıştılar, ancak başarısız oldular (Ermeniler güçlü bir mücadele verdiler). Karabağ topraklarının yarısında etnik temizliği 2020’de  yaptılar, diğer yarısında şimdi yapmaya çalışıyorlar.

Ermenistan’ın 9/10’unu işgal edenler, Ermeni halkına soykırım yaptılar ve etnik temizlik şimdi Ermenilere “barış” teklif ediyor ama ‘barış’ derken şunu kastediyorlar: Ermeniler anavatanlarının 9/10’undan vazgeçmeli ve Yerevan sınırları içinde yerleşmeye kabul etmelidir.

İşte “barış antlaşması” budur.

Kaynak TC history.am