Batı Ermenistan’daki Cuğa şehri, geleneğe göre efsanevi Ermeni kralı Birinci Dikran Yervandyan tarafından kurulmuştur.

Şehir, Kura Nehri’nden Yeprat-Fırat ve Digris-Dicle’nin yukarı kesimlerine kadar uzanan Ermeni topraklarının merkezinde, Nahiçevan yakınlarında bulunuyordu. Daha 1604 yılına kadar Cuğa, esasen ve hatta münhasıran Ermeni özünü korudu. Gezgin Alexander Rodes’e göre, 1648’de Cuğa mezarlığında iyi korunmuş yaklaşık 10.000 haçkar anıtı vardı. Burası,  Haçkar anıtlarından oluşan dünyanın en büyük mezarlığıydı. Şehir, özellikle ipek olmak üzere uluslararası ticaretin merkezi haline geldiği 16. yüzyılda cazibesini kaybetti. O zamanlar şehirde 3 bin ev ve 7 kilise vardı. 1604’te Abbas Şah, tüm yerel Ermenilerin İran’ın derinliklerine taşınması emrini verdi. Cuğa’nın tüm nüfusu yerinden edildi ve şehir yakıldı, bundan sonra şehir düşüş dönemine geçti. 1812’de bir İngiliz gezgin, harabelerde sadece 45 ailenin kaldığını ve bunların hepsinin Ermeni olduğunu kaydetti.

20. yüzyılın başında Nahiçevan ilçesinin nüfusunun yüzde 42’si Ermenilerden oluşuyordu. Bu bölgenin Azerbaycan’a bağlanmasından sonra sayıları hızla azalmaya başladı. Cuğa mezarlığının sistematik yıkım süreci ise 1920’lerde başladı. Ermenilerin kademeli olarak çıkarılmasıyla birlikte, Cuğa’nın haçkar anıtları da dahil olmak üzere Ermeni tarihi ve kültürel anıtları yok edildi. Sovyet Azerbaycan’ın bağımsızlığından sonra Cuğa mezarlığının yıkımı en aktif şekilde  başladı. Yaklaşık 25 yıl boyunca, mezarlık periyodik olarak yıkıldı ve sonu 2005 yılında belirlendi. Azerbaycan hükümetinin emri ve Azerbaycan silahlı kuvvetleri birliklerinin katılımıyla, binlerce haçkar anıtın bulunduğu asırlık mezarlık tamamen yok edildi. 1987’de Cuğa’da sadece bir Ermeni kadın yaşıyordu ve kısa süre sonra tüm Ermeniler tüm Nahiçevan bölgesinden sürüldü. Ancak Ermenilerin hafızasında Nahiçevan bölgesi, ulusal tarihin ve kültürün en önemli olaylarının bağlantılı olduğu ve birçok Ermeni anıtının kaldığı eski bir Ermeni bölgesi olarak yer almaktadır.

“TC’nin Sarayı Düşmansız Olmaz”