Ermenistan Cumhuriyeti Fransa’daki  Büyükelçiliği’nin aktardığına göre, Fransa’daki farklı kilit partilerin siyasi liderleri, farklı siyasi görüşlerine rağmen, Fransa’nın en geniş izleyici kitlesine sahip günlük gazetesi “Le Monde”a ortak bir açık mektup yayınlayarak, Artsakh’ın güvenliğini garanti altına almak için Fransa cumhurbaşkanının müdahalesini talep etti. Mektupta şöyle deniyor:

“ARTSAKH’TAKİ ERMENİLERİN GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASI ÖNEMLİDİR.

12 Aralık’tan bu yana Azerbaycan, Artsakh/Dağlık Karabağ’daki Ermeni nüfusunu dış dünyaya bağlayan tek yol olan Berdzor Koridoru’nu ele geçirerek büyük bir insani felaket riski yaratıyor. 30.000’i çocuk olmak üzere 120.000 kişi, gıda ve tıbbi malzeme de dahil olmak üzere hayati kaynaklardan mahrum edildi. Ayrıca Azerbaycan, üç gün boyunca gaz arzını keserek Artsakh halkını dondurucu soğuklarda ısınmaktan mahrum etti.

Eylül 2020’den bu yana yaşanan bu olay, hem Ermenistan Cumhuriyeti hem de Artsakh Cumhuriyeti vatandaşlarına karşı Azerbaycan’ın Ermenilere yönelik saldırılarında yeni bir tırmanış aşamasının başlangıcıdır ve uluslararası hukukun, Cenevre Sözleşmeleri ve Karabağ sorununun barışçıl çözümünü öngören AGİT Minsk Grubu çerçevesinde yürütülen müzakerelerin ağır bir ihlalidir. Azerbaycan’ın durmayacağına ve beyan ettiği etnik temizlik amacına yönelik eylemleriyle Artsakh ve Ermenistan Cumhuriyeti sakinlerini istikrarsızlaştırmak ve onlara zulmetmek için her fırsatı kullanacağına inanmak için nedenler var.

Belgelenmiş savaş suçları, etnik nefretin yayılması, Ermeni kültürel mirasının yok edilmesi, Eylül 2022’de Ermenistan’a yönelik saldırı ve egemen topraklarının bir kısmının yasadışı işgali, sivil halka karşı tekrarlanan suçlar gibi Azerbaycan’ın eylemleri artık izin verilemez bir nitelik taşıyorlar.  Herhangi benzer bir koşul Fransa’yı  müdahale etmeye zorlardı.

Dahası, Georges Clemenceau’nun dediği gibi bizim dostumuz bir ulus, “küçük müttefikimiz Ermenistan” tehlikede. Fransa ve Ermeniler, yüzyıllara dayanan kültürel, siyasi ve ekonomik bağlarla birbirine bağlıdır. Fransa ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin tarihi, Fransa ve Asya ile Ortadoğu’yu birbirine bağlayan yollardır (Jacques Curie, Richelieu ve Colbert zamanlarından beri), tekstil sektörümüzün gelişimidir, Paris’teki ilk kafedir, Süveyş Kanalı’dır, halk oyunlarımızın akordeonudur, Fransa’da Vordan kırmızı boyanın ve kayısının gelişidir. Fransa ve Ermeniler, bayrağımızın altındaki Birinci Dünya Savaşı’nda savaşan Ermeni lejyonu, barbarlığa başkaldıran Direniş hareketinin kahramanı olan Misak Manuşyan’ın fedakarlığıdır.

Nihayet Fransa ve Ermeniler, Corneille’den Nerval’e, Sand’tan Lamartine’e, Victor Hugo, Romain Rolland ve Max Jacob’tan Louis Aragon’a kadar büyük yazarlarımızın anılarıdır. Ancak Anatole France’ın 1915’te söylediği sözleri bizi Ermenilere bağlayan şeyi en iyi şekilde ifade ediyor:”Sonunda anladık ki Doğu’daki kız kardeşimiz ölüyor, bizim kız kardeşimiz olduğu için, duygularımızı paylaşmak, sevdiğimiz şeyleri sevmek, düşündüğümüz gibi düşünmek, inandığımız her şeye inanmak için, bizim gibi bilgeliği, eşitliği, şiiri, sanatı tatmak istediği yüzünden ölüyor. Onun affedilmez suçu buydu.”

Bizleri, Fransız halkının seçtiği senatörleri ve milletvekillerini, farklılıklarımızın ve ortak siyasi vizyonlarımızın ötesinde birleştiren temel değerler, sarsılmaz ilkeler vardır. Bizi birleştiren, Fransa’nın büyük ve güzel ulusu gibi bir millet yapan temel değerler ve sarsılmaz ilkeler vardır.  İnsan ve Vatandaş Hakları Beyannamesinden doğan bu değer ve ilkeler uğruna, bizi Ermeni halkına bağlayan kopmaz bağlar uğruna, Senato bir oy dışında oybirliğiyle ve Ulusal Meclis, bu Kasım ayında, kısmi askeri işgal ve aralıksız saldırıların kurbanı olan Ermenistan’ı destekleyen kararları oybirliğiyle kabul etti. Bu kararlar, Artsakh Cumhuriyeti’nin tanınması ve binlerce yıllar doğduğu yerde yaşayan Artsakh’taki Ermenilerin kendi kaderini tayin hakkının savunulması için Kasım 2020’de alınan ilk kararların aynı ifadeyle devamı niteliğindedir. 

Bir asır sonra biz Fransız milletvekilleri, 3 Kasım 1896’da Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni pogromlarının yaşandığı günlerde Jean Jaures’in Meclis’te yaptığı “Ermeniler kurtarılmalı” çağrısına cevap verdik.

“Yani dökülen onca kana, onca insanlık dışı ve vahşice yapılan eyleme, Fransa’nın vaadine, insan hakları ihlallerine karşı dudaklarınızdan tek bir feryat duyulmadı, bilincinizden tek bir söz çıkmadı, ve siz sessiz kaldınız, bu nedenle suç ortağısınız, mutlak imhada hazır bulundunuz. “

Ulusal Meclis ve Senato’nun demokratik iradesi doğrultusunda, Cumhurbaşkanından Artsakh/Dağlık Karabağ Ermenilerinin ve Ermenistan Cumhuriyeti’nin kalıcı güvenliğini sağlamak için mümkün olan her şeyi yapmasını istiyoruz. Azerbaycan’ın Artsakh sorunuyla ilgili uluslararası müzakereleri reddettiğini açıklaması durumunda, milletvekilleri ve senatörler olarak biz, aşağıdaki önlemleri alarak telafisi imkansız olanı önlemek için derhal müdahale etmenizi rica ediyoruz:

– Azerbaycan’ı uluslararası hukuk hükümlerinin ihlali, Ermenistan Cumhuriyeti topraklarının bir kısmının işgali ve savaş suçları için kınayın,

– Artsakh’ta bir insani varlık planlayın ve Ermenistan’a acil ekonomik yardım sağlayın,

– Artsakh temsilcileriyle toplantı düzenleyin,

– Birlikte aynı adımları atmak ve Azerbaycan’a karşı ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulamak için Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ortaklarımızla arabuluculuk yapın,

-Stepanakert havaalanını yeniden başlatmak ve Artsakh ile hava iletişiminin güvenliğini sağlamak için Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ortaklarımızla arabuluculuk yapın,

-BM Güvenlik Konseyi tarafından uluslararası bir barış gücü göndermek perspektif ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapın.

Sayın Başkan, bugün tarihin tekerrür etmesini engelleyebilecek ve bir adaletsizliği düzeltebilecek durumdasınız. Bugün Milletler Cemiyeti’ne Fransa’nın büyük olduğunu ve dünya değerlerine, kendi ahlaki görevine ve onuruna sadık olduğunu kanıtlayabilirsiniz.

Sayın Başkan, nihayet tüm yurttaşlarımıza Fransa’nın özgür olduğunu, Milletimizin temeli olan hümanist ideallerini korumak için dar görüşlü siyasi veya ekonomik stratejilerden kurtulabileceğini kanıtlayabilirsiniz.”

Mektubun yazarları:

Fransa Cumhuriyetçi Partisi Genel Başkanı Eric Ciotti

Fransa Sosyalist Partisi Genel Sekreteri ve Fransa Ulusal Meclisi Üyesi Olivier Faure

Fransa Birleşik Demokratlar ve Bağımsızlar Partisi Başkanı, Senato’daki Bağımsızlar hizip başkanı Hervé Marseille,

Fransız Komünist Partisi Genel Sekreteri Fabien Roussel

Fransa Senatosu Dışişleri, Savunma ve Silahlı Kuvvetler Daimi Komitesi Başkanı Christian Cambo

Fransa Senatosu’nun “Cumhuriyetçiler” fraksiyonu ve Senato’nun Dağlık Karabağ konusunda uluslararası farkındalık grubu başkanı Bruno Ratayo

Fransa Senatosu’ndaki Komünist  hizip Başkanı Elian Asassi

Fransız Senatosu Çevre Koruma, Dayanışma ve Bölgesel Yönetim Grubu Başkanı Guillaume Gontard

Fransız Senatosu Sosyalist ve Çevreci Cumhuriyetçiler Grubu Başkanı Patrick Kanner

Fransız Senatosu “Fransa-Ermenistan” dostluk grubu başkanı, Gilbert-Luc Devinaz

Senatör Pierre Uzulia,