Atalardan kalma inanışlara göre atalarımız aramızda ölümsüz olarak yaşamaya devam ediyor, biz de torunlarımız arasında ölümsüz kalmaya devam edeceğiz.

Ölümden sonra bir tür göksel ya da yer altı yaşamının ya da ruhun bir bedenden diğerine aktarımının tasavvur edildiği diğer din ve öğretilerin aksine, Haykyan öğretisinde bir sonraki hayatımız çocuklarımızın hayatı olarak kabul edilir ve bir önceki hayat ebeveynlerimizin hayatıdır.

Çiçekten toprağa düşen tohum baharda filizlenip çiçeğin ölümsüzlüğünü koruduğu gibi biz de atalarımızın değerleri ve geleneklerini taşıyarak  onların ölümsüzlüğünü koruyoruz. Atalarımız ölünce, yaşamları boyunca kazandıkları deneyim ve bilgeliği bizlere aktarırlar. Bu birbirimize karşı eşsiz bir sorumluluk zinciridir. Yani insan hayatı boyunca ölüm korkusuyla yaşamaz, sorumluluk duygusunu arttırır. Ve, çocuklarını seven insan kendini de sevmeye başlar, “sonraki hayatında” daha güçlü ve daha mükemmel olabilmek için kendini geliştirmeye çabalar. Ölüm kötü değildir ve hayatımızın önemli parçalarından biridir, hayatın en iyi danışmanıdır, ölümün farkında olursak hayatı anlamlı yaşarız…

Kacik Stepanyan.

“TC Tam Bir Rezalet Ülkesidir”