Yahudi asıllı Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin, BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve 12 Ocak 1951’de yürürlüğe giren Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme’nin geliştirilmesinde ve kabul edilmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Lemkin, (1945–1946) yıllarında Alman savaş suçlularının Nürnberg davasında, ABD savcısının danışmanıydı. Bu dava, Soykırım Sözleşmesi’nin kabul edilmesini uyandırdı ve gelişimini hızlandırdı.

İsrailli araştırmacı Profesör Aaron Yair, “soykırım” terimini yaratan Raphael Lemkin’in Ermenilere yönelik 1915 soykırımı ARMENOSİD’e atıfta bulunduğunu belirtiyor. Bu terim, Nürnberg mahkemelerinin taslak versiyonlarında bulundu, ancak son versiyonda yerini “insanlığa karşı suçlar” ifadesi aldı.

Sözleşme, soykırımı eylemlerin ölçeğine veya kurban sayısına göre değil, o olgunun özüne ve amaçlarına göre tanımlar. Sözleşmeye göre, soykırımın veya herhangi bir eyleminin failleri, siyasi ve sosyal faaliyetlerine ve resmi konumlarına bakılmaksızın cezalandırılmalıdır. Sözleşme, soykırım suçu durumunda zamanaşımı kabul etmemektedir.

1915-1923’te Batı Ermenistan’da Ermenilere karşı işlenen soykırım ARMENOSİD sırasında Sözleşme’nin tüm beş maddesinde belirtilen eylemlerin gerçekleştiğine dikkat edilmelidir.

“TC Faşizmi Döktüğü Kanın Hesabını Verecek”