Dünyanın en eski milletlerinden biri olan ve zengin tarihi ve kültürel geleneklere sahip Ermeniler, eski zamanlardan beri şarkı ve müzik yaratmışlardır.

Yerevan’da yapılan kazılarda bulunan en eski aletler M.Ö. 2. binyılda yaygın olan ve  ritüeller ve askeri yürüyüşler sırasında kullanılan bronz zillerdi. Eski Yerevan’da müziğin tek temsilcisi zurnacılar ve aşıklardı. 19. yüzyılın ilk çeyreğinde Yerevan’daki zurnacıların sayısı 12’ye ulaştı. Öğretmen Okulu, Gayanyan Kız Okulu ve Hripsimyan Lisesinde öğrenci koroları vardı. Parklarda orkestralar çalıyordu, dans konserleri de düzenleniyordu. 

Besteci Armen Dikranyan’ın “Anuş” adlı operası müzik hayatının en büyük olaylarından biriydi.

Gomidas’ın yönettiği koronun konseri de aynı şekilde müzik hayatının önemli olaylarından biriydi. 1906’da Tiflis’te verdiği başarılı bir konserin ardından koro Yerevan’a geldi. Konser Canpoladyan Tiyatrosu’nda gerçekleşti. Bu Ermeni halk müziğinin büyük zaferiydi. Konserden önce Gomidas, Ermeni müziğinin zenginliği ve özellikleri hakkında kısa ve anlamlı bir konuşmada bulunmuştu. Konser hem müzik performansı hem de şarkı söylemesiyle yine Gomidas ile sona erdi. 

1921’de Yerevan’da Romanos Melikyan’ın girişimiyle müzik stüdyosu kuruldu, 1923’te  konservatuara dönüştürüldü.

“Batı Ermenistan Sanatın Merkezidir”