1920 yılının bu günde, Milletler Cemiyeti, Büyük Britanya, Fransa ve İtalya liderliğindeki İtilaf Devletleri Yüksek Konseyi Paris Meclisi’nde Ermenistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını resmen tanıdı. O zaman bağımsızlığını yeni kazanan Ermenistan, Kars, Sarıkamış, Ardahan, Ani, Iğdır ve diğer büyük kentleri kapsıyordu. Bir asır boyunca, tarihimizin diğer birçok şanlı sayfası gibi bu önemli gerçek, halktan gizlendi veya yabancı işgalciler tarafından tahrif edildi. Mesele şu ki, 1990’da olduğu gibi 1991’de Ermenistan Cumhuriyeti’nin  kabul ettiği Bağımsızlık Bildirgesi Anayasanın bugünkü ifadesine göre Ermenistan, 1918 Kafkasya Ermenistan Cumhuriyeti’nin değil, sadece Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nden Ermenistan Cumhuriyeti olarak yeniden adlandırılan Sovyet Ermenistan’ın halefidir.

Halbuki, Türkiye-Ermenistan yani (Batı Ermenistan) Ermenilerinin bağımsızlıklarına kadar olan kendi kaderlerini tayin hakları Rusya’nın 29 Aralık 1917 tarihli fermanıyla tanındı. Şu anda 1918’in ilk Rus anayasasında yer alan bir kararname (Bölüm III, Madde 6).

Şimdi, uluslararası toplum nezdinde, Batı Ermenistan’ın sürekli devleti kendisini ilk Ermenistan Cumhuriyeti ve Türkiye-Ermenistan olarak sunmakta ve böylece uluslararası hukukun tesis ettiği iddiayı, yani toprak meselelerini askeri-politik çatışma alanından hukuki alana taşımakta ve sorunun barışçıl çözümüne katkıda bulunmaktadır.

Çok sayıda açıklamaya yanıt olarak Batı Ermenistan Devlet Başkanı Armenak Abrahamyan,  Ermenilere karşı işlenen soykırım ARMENOSİD’in ardından Fransa’nın Artsakh ve Kilikya dahil Batı Ermenistan’ın bağımsızlığını “Fiilen” 19 Ocak 1920’de tanıdığını ve San Remo’da düzenlenen konferansta Nisan 1920’de, ardından 11 Mayıs’ta “De Jure” tanıdığını tereddütsüz hatırlatıyor. 

“Batı Ermenistan Parlayan Bir Yıldızdır”