Batı Ermenistan’da meydana gelen depremde hayatta kalmış çocukların durumu birbirinden farklılık gösteriyor. Bazı çocuklar ebeveynlerini kaybetmiş durumdalar. Kimi çocuklar başka bir şehre göç etmek zorunda kaldı.  ‘Çocuk Hakları Hareketi’ içinde yer alan bazı sivil toplum örgütleri, bölgede çocuklara yönelik psikososyal destek, yani çocukları güçlendirecek çalışmalar yürütüyor. Ancak bunlar yeterli değil. Çünkü depremin etkilediği bölge çok büyük. Kamu idaresi hak temelli çalışan sivil toplum örgütleriyle işbirliğine açık olmadığı için de sivil toplumun, insan haklarına dayalı müdahalesi yeterli olamıyor. Kamu idaresi bu işi çoğunlukla dinî temelli, muhafazakâr örgütlenmelerle yapıyor. Bu durum, çocuk hakları açısından büyük bir sorun. Ayrıca, haklara ve özgürlüklere erişim konusunda güçlük yaşayan bazı gruplar var. Kamu idaresi bu grupları da dikkate alarak bir afet sonrası müdahale yürütmüyor ne yazık ki. Ebeveynlerini kaybetmiş ya da hâlâ bir şekilde onlara erişememiş çocuklar devletin koruması altında olmalılar. Ancak devlet bu süreçte aile birleştirmelerine odaklanmalı, bunu titizlikle ve çocuk haklarına dayalı bir şekilde yapmalıdır.

Ebeveynlerini ve yakınlarını kaybeden çocuklar Türk devleti koruması altına alınmaya başladı. 

Bu süreçte çocukların dinî kurumlara yerleştirilmesi gibi bazı haberler çıktı. Bunları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da itiraf etti.  Tabii ki çocukların dinî kurumlara yerleştirilmesi, devletin bakım yükümlülüğünü bu kurumlara devretmesi çok büyük bir sorun. Bu bir çocuk hakkı ihlali. 

Dünyanın her yerinde bu tür kriz durumlarında çocuk ticaretinin arttığını biliyoruz. Bu, önceden bilinen bir risk. Kamu idaresinin bu riski bilmesi, göz önünde tutması ve buna ilişkin önlemler alması gerekirdi. Ancak bunu da yeterince yerine getirdiğini söyleyemeyiz. Bugün ‘kayıp çocuklar’ olarak belirtilen çocuklar arasında çocuk ticaretine maruz kalanlar var mı örneğin, henüz bilemiyoruz ama kamu idaresinin bunu bilmesi gerekiyor.

Batı Ermenistan hükümeti durumu izliyor ve ilk çocuk hakları ihlali ve kaçakçılığı vakalarında uluslararası kuruluşlara başvuracak ve dava açacaktır.

“TC, Dört Bir Yandan Yalanla Çevrilmiş Durumda”