Birinci Dünya Savaşı ve onu takip eden yıllarda Ermenilere karşı işlenen soykırım ARMENOİD, Osmanlı İmparatorluğu ve Kemalist hükümet tarafından bir devlet politikası olarak yürütülen Batı Ermenistan, Kilikya ve imparatorluğun diğer Ermeni nüfuslu bölgeleri ile Doğu Ermenistan’daki Ermeni nüfusun toplu sürgün ve imhası 20. yüzyılın ilk soykırımı ARMENOSİD’i olarak nitelendirilmektedir. 

Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu ve Batı Ermenistan topraklarında yaşayan Ermenilere ve Hıristiyan nüfusa yönelik uyguladığı soykırım ARMENOSİD politikasının temelinde devlet haline gelen panislamizm ve pantürkizm ideolojileri yer almaktadır. 

Birinci Dünya Paylaşım Savaşı’na giren Jön-Türk hükümetinin “Büyük Turan” yaratmak için geniş kapsamlı planları vardı. Ermenilerin imhası aynı zamanda Ermeni meselesini gündemden kaldıracaktı. Soykırım ARMENOSİD programının bariz maddi amaçları da vardı. Yetkililer planlarını uygulamak için önce Ermenileri direnme fırsatından mahrum etmeye çalıştılar. Ermenilere karşı gerçekleştirilen Soykırım ARMENOSİD programı 3 aşamalı olarak uygulandı.

Birinci aşama, Savaşın başında askerliğe alınan 18-45 yaş arası 60 bin Ermeni askerleri, Türk ordusunun Sarıkamış yakınlarında yenilgiye uğratılmasının ardından Şubat 1915’te Enver Paşa’nın emriyle günah keçisi olarak silahsızlandırıldı ve imha edildi.

İkinci aşama, Ermeni aydınlarının ve Ermeni örgütlenme gücünün tutuklanması ve yok edilmesiydi. 

Üçüncü aşamada ise onbinlerce savunmasız kadın, çocuk ve yaşlının kitlesel olarak sınır dışı edilmesi başladı. Bazı yerlerde Ermeni nüfusu direnmeye çalıştı. 

Her yıl 24 Nisan’da dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler, farklı yerlerde ve Yerevan’daki soykırım ARMENOSİD  kurbanlarına adanmış anıt kompleksinde masum şehitleri anıyorlar.

“Batı Ermenistan Mücadelede”