Birleşmiş Milletler’de  ‘Soykırım Suçunun Engellenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin kabulü için büyük çaba gösteren ve sözleşmenin taslağını hazırlayanlar arasında bulunan Raphael Lemkin’in otobiyografik notları, Donna-Lee Friz tarafından yıllar süren bir çabayla yayına hazırlandı. 

Kitap “Tamamen Gayriresmi” başlığıyla Belge Yayınları tarafından yayımlandı. Attila Tuygan kitap hakkında bir tanıtım yazısı kaleme aldı. 

“Berlin’de yaşayan Soğomon Tehliryan adlı genç, soykırıma tanıklık etmiş biri olarak intikam ateşiyle yanıyordu. 1921 Mart’ında bu fırsatı yakaladı ve Almanlara sığınmış Talat Paşa’nın arkasından yaklaştı, omzuna dokundu ve yüzünü döndüğünde tabancasını ateşledi: ‘Bu, ailem için.’  Alman polisi tarafından derhal tutuklandı ve mahkemeye çıkarıldı.”

Tehliryan’ın Talat Paşa suikastı, Lviv Üniversitesi öğrencisi Raphael Lemkin’in dikkatini çekmişti. O, bu olayda suikastçının değil, suikasta uğrayanın yargılanması gerektiğini düşünüyordu. Fikrini danıştığı Profesörü, devlet egemenliğine atıfta bulunarak, Ermenilerin Osmanlı tebaası olduklarını ve devletin onlara öldürmek de dâhil, istediği her şeyi yapabileceğini ileri sürüyordu:  “İşi onları öldürmektir. Bizi ilgilendirmez. Eğer müdahale edersen bu, hakkına tecavüz olur… Dolayısıyla bir ülkenin iç işlerine müdahale ettiğinde, o ülkenin hükümranlığını ihlal edersin.” 

Lemkin şaşkına dönmüştü bu söylem karşısında. “Tehliryan’ın bir adamı öldürmesi suç ama bir zalimin bir milyondan fazla adamı öldürmesi bir suç değil! Bu, çok saçma bir şey. Egemenlik, milyonlarca masum insanı öldürme hakkı olarak düşünülemez” demişti. Aslında bir noktada birleşiyorlardı; Ermenileri koruyacak hiçbir uluslararası hukuk yoktu.  

Yıllar geçmiş ve İkinci Dünya Paylaşım Savaşı sırasında ABD Savaş Bakanlığı’nda danışmanlık da yapan aynı Lemkin,  bir nüfusu kasıtlı ve sistematik olarak yok etmeye yönelik çabayı tanımlayan ‘jenosit’ (soykırım) teriminin ‘babası’ ve ‘soykırımı önleme ve cezalandırma’ kavramının öncüsü olmasının yanında, dünya kamuoyunu bu konuda tek başına uyaran kişi olarak da 20. yüzyılın en önde gelen uluslararası hukukçularından biri olmuştu.”

“ARMENOSİD’i Unutma Unutturma”