Amerikan Kızılderililerin “Tupak Amuru” Hareketi

Batı Ermenistan Ermenileri Konseyi

Resmi Tutumu

Madde 4 – Konseyin dikkatini gerektiren insan haklarının göreceli  durumu.

Bay başkan,

Konseyin dikkatini yerli halkların ve özellikle de toprağa sahip olma haklarından yoksun bırakılan yerlilerin durumuna çekiyoruz.    

İnsan haklarının asıl konusu hayati sorun ve toprak meselesidir.

Tarih boyunca, Amerikan Kızılderilileri ve Batı Ermenistan Ermenileri gibi yerli halklar, kendi topraklarında yokedilme programlarından geçtiler.

Fakat bu soykırım programları gerçekte hiçbir zaman son bulmamış, aksine zaman zaman devam etmiştir. Çünkü, bu halklar kendi öz topraklarından tesviye hedefleri nedeniyle ya da uluslarüstü şirketler, Amerikan Yerlilerinin topraklarını yasadışı bir şekilde özelleştirmiş ve onları sürgüne yollamış ya da soykırım amaçlı ölümcül ağır  işçiliğe maruz bırakmış ve bunun neticesinde de insanlar Ermeni halkının yaşadığı gibi göç etmeye zorlanmıştır. Ermenilerin ülkesi olan Batı Ermenistan 1920’den beri Türk ordusu tarafından işgal altında bulunmaktadır..

Çözümler var ve bu doğrultuda adımlar atılmalıdır. Bu zorunlu adımlar neticesinde Amerika’nın yerlisi olan Kızılderili halkın kendi topraklarından akan kanama durdurulabilir. Ayrıca Sevr Antlaşmasının acilen uygulanmasıyla yerli otokton Ermeni halkının kendi topraklarına geri dönme hakkı da garantilenir. Ki Sevr Antlaşması kalıcı barışı garantileyen bir antlaşmadır ve Birinci Dünya Savaşı’nı hukuken bitirir. Bunun yanısıra Orta Doğu’da süren savaşların barışçıl uzlaşı çözümünü de içermektedir.

Ortadoğu’da var olan şimdiki savaşlar ve buradaki yerli halkların çektikleri acılar Sevr Antlaşması’nın doğru bir şekilde uygulanmamasıyla açıklanmaktadır.  

Yerli Kızılderili halkının varlığı, yerli Ermeni halkının ve genel olarak tüm yerli halkların var olarak yaşaması böylece garantilenir.

Eğer insanlık yerli halkları kurtaramazsa, onların kendilerini kurtaramayacağını bizler bilmeliyiz. (1’30)