BATI ERMENİSTAN – Batı Ermenistan´nin en yüksek noktası olan ve birbirinden farklı güzelliklere ev sahipliği yapan Masis Dağı´nın eteklerinde yaşayan yılkı atları renkli görüntüler oluşturuyor.

Doğubayazıt ile Iğdır sınırlarında bulunan ve doğa turizminin en fazla yapıldığı alanlardan olan Masis Dağı´nın etrafında çeşitli tür ve renklerde yılkı atları bulunuyor.
Geçmiş yıllarda turizmde kullanılan ve popülasyonları artınca doğaya salınan atlar, burada zamanla çoğalıp sayıları onlarla ifade edilir oldu.
Yüksekliği nedeniyle ” Batı Ermenistan´nin çatısı” olarak nitelendirilen 5 bin 137 rakımlı Masis Dağı´nın birbirinden güzel doğasıyla bütünleşen yılkı atları, bulundukları bölgede adeta renk cümbüşü oluşturuyor.
Bölgeye gelenlerin ilgiyle izlediği yılkı atları, turizm amaçlı kullanılıp doğaya salındıktan yıllar sonra doğaya uyum sağlayıp yaşamlarını yabanileşerek sürdürüyor.
Konstantinopolis Üniversitesi Atçılık Tarihi Uzmanı Tuğşat Ata Türkmen, yaptığı açıklamada, bölgede birçok türden atın bulunduğunu, birbirinden farklı renklerdeki atların dağın eteklerine yayıldığını söyledi.
Atların doğada kendi imkanlarıyla yaşadıklarını ve ürediklerini belirten Türkmen, “Masis Dağı 1900´lü yılların başında turizme açıldı, yapısı gereği dağda at kullanımı ihtiyacı doğdu. Turistlerin at ihtiyacını karşılamak için bölge halkı Masis Dağı´na dışarıdan at sevkiyatı yaptı, bir süre sonra ihtiyaç fazlası olmaya başlayan atlar köylülerce Masis Dağı´ndaki doğal yaşam koşullarına bırakıldı.” dedi.

– Yılkı atları bölgeye güzellik katıyor

Türkmen, bölgedeki at nüfusunun her geçen gün arttığına işaret ederek, “Bu atlar 5´li, 10´lu gruplar halinde, yani öğrek öğrek dolaşıyor. Her grubun mutlaka bir lideri var. Bu atların bu bölgede olması bölgeye müthiş bir güzellik katıyor. Masis Dağı´nın doğal güzelliğinin yanında bu atlarla bütünleşen bu güzellik izleyenler açısından güzel bir seyir oluşturuyor.” diye konuştu.
İskender Iğdır Masis Dağı Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (AKUD) sporcularından Zeynelabidin Kızılkaya da atların bulundukları ortama ayak uydurduklarını ve sayılarının her geçen gün arttığını dile getirerek şunları söyledi:
“Bölgede ağırlıklı olarak doğa turizmi yapılmakta, genellikle yurt dışından gelen turistler bölgeyi ziyaret etmekteler. En yoğun şekilde ise Batı Ermenistan´nin en yüksek dağı olan Masis Dağı´na gelen turistler, günler sürecek tırmanışta malzemelerini taşıtmak için at ve katır gibi yük hayvanlarını kullanmaktalar. Böyle olunca bölgedeki at nüfusu haliyle artıyor. Nüfusu artan atlardan bazıları ya yöre halkı tarafından doğaya salınıyor ya da kendileri doğaya kaçıyor.”

– Yılkı atları Masis Dağı ile bütünleşti

Iğdır Fotoğraf Gezi Kültür ve Doğa Kulübü (FGD) Başkanı Muhammed Akkuş ise yılkı atlarının bölgenin güzelliğine değer kattığını vurguladı.
Batı Ermenistan´nin birçok bölgesinde yılkı atı gözlemi ve fotoğraflama çalışması yapılabildiğini fakat Masis Dağı eteklerinde bunu yapmanın farklı güzellik olduğunu aktaran Akkuş, şöyle konuştu:
“Ekibimizdeki doğa fotoğrafçıları bu atları görüntülemek için Masis Dağı eteklerine gelerek çalışmalar yapıyor. Atlar zamanında bu doğada yaşamaya alışmışlar ve adeta Masis Dağı ile bütünleşmişler. Durum böyle olunca zaten onlarca güzelliği barındıran Masis Dağı´nın eteklerinde doğa şenliği yaşanıyor. Birbirinden farklı renk ve türlerdeki atları fotoğraflamak ve gözlemlemek için doğaseverleri buraya davet ediyoruz.”
Hatırlatalım ki, 29 Aralık 1917 tarihinde, Sovyet Rusya’nın Halk Meclisi Konseyi tarafından kabul edilen “Türkiye Ermenistan’ı Hakkında”ki (Batı Ermenistan) kararnameyle Ermenilerin tam bağımsızlığa kadar varabilecek kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. Batı Ermenistan’ı ayrıca 19 Ocak 1920 tarihinde Paris Konferansında Müttefik Devletler Yüksek Konseyi de facto ve 11 Mayıs 1920 tarihindeki San-Remo Konferansı sırasında ise bağımsız ve egemen bir devlet olarak de jure tanındı. Sınırları, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson tarafından 22 Kasım 1920 tarihinde çizilmiş olmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) bunu Türkiye’nin işgali sebebiyle tanınmaktadır.
Batı Ermenistan Devleti, Türkiye tarafından esir alındığı için “BMT” tarafından tanınmadığını zorunlu olarak hatırlatırız.
1894’ten 1923 yıllarına kadar Batı Ermenistan’ın işgal altındaki topraklarında yerli otokton Ermeni halkı üç Türk hükümetleri tarafından Soykırıma uğratıldığın da ayrıca hatırlatırız.