Eski İnançlar: Antik çağlarda çok farklı inanç ve ibadet çeşitleri vardı. Natüralizm, Animizm(Ruhlara Tapınma), Totemizm, Sihir Büyü oldukça yaygındı. Bu inanışların çoğu Eski Taş (Paleolitik) Çağında ortaya çıkmıştır.

Natüralizm görünür dünyanın ve doğal olaylara ibadet anlamını taşıyordu. Bu döneme ait en büyük bilgiler, bizlere Taş Devrinde yapılan kaya resimleri kanalı ile ulaşmıştır.
Bu kaya resimlerin(din, sanat, takvim, isimler ile ilgili) birçoğu bugüne kadar muhafaza edilmiştir.
Animizm, insanları saran ruhlar ve görünmez güçlere olan inanç olarak özetlenebilir.
Ermeni inancına göre ruhlar iyi ve kötü olarak ikiye ayrılıyorlardı.
Totemizm, insanların bazı hayvanlar, bitkiler ya da totemlerden yaratıldıklarını ya da onlar
ile kan bağları olduklarına inanır.
“Totem” kelimesi Amerikan Kızılderili ajibve kabilesinin“ototeman” (onun ailesi) kelimesinden gelmektedir. Ermenilerde eski dönemlerde totemizm inancının olduğunun en iyi kanıtı insanlara verilmiş adlardır.
Büyü, doğaüstü güçlere aracılığıyla maddi nesnelere,kişilere ve olaylara insanın etki edebileceğini düşünmesidir.Büyünün kullanıldığına dair bilgiler kaya resimleri,petroglifler,ortaçağ takıları hatta yemekler günümüze kadar korunmuştur.

Ermeni Devletlerinde Panteonları:

İlk Ermeni devleti teokratik sistem ile yönetilen Aratta idi. Devletin başı yaratıcı Hay(a) Tanrısının oğlu Hayk’tı (Sümer kaynaklarında Dumuzi,Yunan kaynaklarında Orion) Hayk Tanrı’nın annesi ve kız kardeşlerinden de bahsedilmekteydi.
Hayasa ülkesi tanrılarından Hitit-Ermeni sözleşmelerinde bahsedildiğini görüyoruz.
Bu zarar görmüş haliyle bize ulaşan eski belgelerde 13 Tanrı’nın adı okunabiliyor. Hayasa
Tanrılarının en büyüğü savaş ve gökyüzü tanrısıydı, ikinci büyük tanrı ise Ana tanrıça idi.
Van Krallığındaki Tanrıların hiyerarşisi Mher kapısında resmedilmiştir.
Bu kapı analiz edildiğinde, 35 erkek ve 35 kadın toplam 70 tanrıdan ve 30 farklı kutsal kişiden oluştuğu ortaya çıkmıştır.
Tanrılarda kadın ve erkeklerin eşit sayıda olması o dönem, Ermenilerde tek eşlilik olduğunun önemli bir göstergesidir.
Tüm tanrılar için erkek hayvanlar (boğa ve koç gibi) tanrıçalar için dişi hayvanlar(inek ve koyun) kurban edildiği bilinmektedir. Diğer bir deyişle, Tanrılar için yapılan kurbanlar kendi cinsiyetine göre seçiliyordu.

Bugün hala sadece erkek hayvan kurban etme ritüeli de buradan geliyor.
Antik gelenek korunmaktadır. Hristiyan Ermenilerin Kutsal Üçlüsü; Tanrı Baba başkanlığında, bir erkek olarak algılanıyor ve bu nedenle sadece erkek hayvan kurban ediliyor.
Van Krallığındaki Tanrı sisteminde 3 büyük tanrılar şunlardır; Khaldi (tanrıların babası, yerin ve göğün yaratıcısı) Teişeba (Savaş, cesaret, gök tanrısı) ve Şivinin
(Güneş tanrısı, tapınma merkezi Van). Dağlar, denizler ve diğer doğal alanlara da tapınılıyordu.
Van Krallığın sonra ermesiyle Ermeni Panteonu yeniden şekillendi.
Hristiyanlığı kabul arifesinde Ermeni tanrı sistemi tekrar değişti.
Yeni panteonda Aramazd, Anahit ve Vahagn hala en büyük üç tanrıydılar.
Tanrı Baba ve gök tanrısı olarak kabul edilen Aramazd, refah, bolluk, cesaret veren tanrı olarak biliniyordu.Bu inancın ana-merkezi (tapınağı) Daranağyats(Erzincan böldesinde) şehrindeki Ani kalesiydi. “Voskemayr” (Altın Ana) isimi verilen AnaTanrıça Anahit, ülkenin zafer ve bereket simgesi, tüm iyiliklerin anası, ülke ve başkentin koruyucusuydu. Bu inancın ana-merkezi (tapınağı) Yekeghyats şehrindeki Yerznka (Erzincan)kasabası ve Artaşat şehriydi. Vahagn’a (inancın ana-merkezi (tapınağı) Nemrut’taki Artagn)tapanlar onun savaş, cesaret ve şimşek tanrısı olduğunu düşünüyorlardı, geçmişte kendisi güneş tanrısı olarak da biliniyordu.
Önemli ve sevilen Tanrıçalardan biri de Astğik idi. Işık, sevgi ve güzellik Tanrıçası olan

Astğik’e “Vardavar Bayramı” adanmıştı.
(Daha sonra Hristiyanlık kabul edildikten sonra da kutlanan bu bayram tufan ile alakalıydı, Astğik’in ise Nuh’un kızı olduğuna inanılmıştı) Bu tanrıçanın ayrıca Vahagn’ın eşi veya sevgili olduğu düşünülüyordu.
Nane ise annelik ve aile ocağının koruyucu tanrıçasıydı. Nane’ye ibadet edenlerin ana
merkezi Daranağats kırsalındaki Til köyünde bulunuyordu. Areg-Mihr Güneş, ışık ve adalet
tanrısı idi. İnanışa göre, Areg’in kalbinde yaşayan 365 azizden her biri yılda bir kez yeryüzünde adaleti korumak için uğraşıyordu. Geleneğe göre daimi sürette tazelenmiş Areg (Güneş) her gece Van Gölü’ne dalar ve her sabah bu gölden doğardı.
Areg’in altın yatağı Van gölünün mavi derinliklerinde saklıydı.

Güneş kültürünün ana merkezleri Ermenistan’daki Bagariç kırsalı, Tuşpa-Van başkentiydi.Tir eğitim ve bilim tanrısıydı, Aramazdın yardımcısı olarak biliniyor, yazı ve edebiyat, bilim ve sanat tanrısı olarak kabul ediliyordu.
Tir’e ibadet edenlerin ana merkezi Vağarşapat’tan Artaşat’a giden yoldaki, Yerazamuyn adı verilen alandaydı. Antik çağda yeraltı tanrısı Tork Angeğyan Hititlilerdeki Tarku Tanrı’sın aynısıydı.
Yeni panteonda onun yerini Tork S(p)andaramet aldı.
Ermeniler arasında çok sevilen bir başka tanrı Vanatur ise konukseverlik tanrısı idi.
O dönemki kutsal kurallar kültürümüzdeki konukseverlik bugün hala mevcuttur.
Yeni Yıl ve Yılbaşı eskiden beri Ermenilerin çok önem verdikleri bir bayramdır.

Helenizm döneminde Ermeni tanrıları Yunan tanrılarına benzetildi (Aramazd-Zeus, Anahit- Artemis,Vahagn-Herakles, Astğik-Afrodit, Areg-Mihr-Helios, Tir-Apollo). Fakat yabancı tanrıların isimleri ve ibadetleri milletimiz tarafından kabul edilmedi.
Ermenistan’da düalist bir din olan Zerdüştlük de çok yer bulamadı (iyi ve kötü vardı, Aramazd-Vormizd iyiyi, Ahriman–Haraman ise kötüyü simgeliyordu).
Ermenilerin Hristiyanlık öncesi inancına dair bilgiler için Ermeni Takvimi (Haykian Tomar) önemli bir kaynaktır,Takvim içinde tanrı ve kutsal yerlerin isimlerini barındırır.

Antik Ermeni İnancının Özellikleri: Sonuç olarak Hristiyanlık öncesi inançlarda aşağıdaki özellikler olduğunu görebilirsiniz:
a) Tek merkezli inanç / dindarlık (Zerdüştlük gibi düalist olmayan)
b) Ermeni tanrı ve tanrıçaları akrabaydılar (Yunan Olympos’u gibi)
c) Hint-Avrupa geleneklerinde oldugu gibi, tanrılar yüce üçlü tarafından yönetiliyordu, bu anlayış daha sonra Hristiyanlığın daha çabuk kabul edilmesine sebep oldu,çünkü Hristiyanlıkta da kutsal üçlü vardı
d) Hiçbir kötü tanrı ya da tanrıça yoktu, kötülük simgeleri ancak kötü ruh olarak anlatılıyordu
e) Aile, bilim, iyilik ve ışık her zaman en önemli konular olmuşlardı
f) Belirli ideolojik inanıçlar vardı, örneğin Ermenilerin seçilmiş bir millet olduğu, milli bir hedefleri olduğu ve Tanrı-devlet ve Tanrı-birey-millet algısı vardı.

KAYNAK: ERMENİSTAN TARİHİ