TIGRANAKERT – DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de gerçekleştirdiği saldırıyı, “Kadın direnişine verilen mesaj” sözleriyle değerlendiren TJA aktivisti Ayşe Gökkan, “5 bin yıllık kadına yönelik uygulanan saldırı ve politikalar, 73’üncü fermanda bir kez daha tekrarlandı“ dedi.

Osmanlı İmparatorluğu ve Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin döneminde sayısız katliamlara maruz kalan Êzidîler, 3 Ağustos 2014’te 73’üncü kez katliama uğradı. DAİŞ’in 10 Haziran 2014’te Musul’u işgal etmesi, ardından 15 Haziran 2014’e Telafer’i işgali, 3 Ağustos 2014’te Êzidîlerin bir kez daha katliama maruz kalmasını beraberinde getirdi.

Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu Üyesi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Ayşe Gökkan, Êzidîlere yönelik 73. fermanın 4’üncü yıl dönümünde, Êzidî kadınların DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadeleyi değerlendirdi.

‘ÖCALAN UYARMIŞTI’

Şengal’in Irak hükümetinin koruması altında olmasına rağmen DAİŞ’in Musul’dan elde ettiği silahlarla Şengal’e saldırdığını dile getiren Gökkan, şöyle devam etti: “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan uyarmıştı; ilk saldırının Şengal’e yönelik olacağını söylemişti. Çünkü Şengal’in kimseye düşmanlığı yok. Kimseyle savaşmıyorsan, en zayıf olarak görünüyorsun ve saldırılara maruz kalıyorsun.” DAİŞ’in Şengal’e yönelik saldırısının uluslararası güçler tarafından bilinmesine rağmen sessiz kalındığını söyleyen Gökkan, “Öcalan zindan koşullarında bunu biliyordu. Uluslararası güçler nasıl bilmez?” diye sordu.

‘DAİŞ SALDIRIYLA GÜCÜNÜ KANITLAMAYA ÇALIŞTI’

DAİŞ’in Şengal’e saldırısının bütün dünya ülkelerinin utancı olduğunu belirten Gökkan, saldırıyla Irak hükümeti ve KDP’ye bağlı peşmerge güçlerinin geri çekildiğini söyledi. DAİŞ’in KDP ve Irak hükümetinin bu politikalarından güç aldığını ve Şengal saldırısıyla bu gücünü kanıtlamaya çalıştığına dikkat çeken Gökkan, “Bu, özellikle kadına yönelik saldırıyla bir kez daha ortaya çıktı. Şengal’de kadınlara saldırıyla bütün dünyaya mesaj vermek istediler. Bu, DAİŞ’in savaş stratejisini açığa çıkardı. DAİŞ’in Ortadoğu’daki kirli saldırıları, Şengal saldırısıyla başladı” ifadelerini kullandı.

‘KADIN DİRENİŞİNE MESAJDIR’

Yaşanan bütün dünya savaşlarında kadının “ganimet” olarak görüldüğünü, bunun birinci ve ikinci dünya savaşlarında örneklerinin olduğuna işaret eden Gökkan, şöyle konuştu: “DAİŞ, Şengal saldırısıyla 21. yüzyılda yaşanacakların mesajını verdi. DAİŞ’in saldırısı kadının mağduriyeti anlamına gelmiyor. Çünkü kadınların büyük direnişi ve mücadelesi var. DAİŞ, 5 bin yılda kadına uygulanan bütün politikaları, Şengal’de uyguladı. Kadınların pazarda satılması, işkence ve tecavüze maruz bırakılması, çocuklarının ellerinden alınması… Bunlar, 5 bin yıl boyunca kadınlar üzerinde uygulanagelen politikalardır. Bu nedenle bütün dünya kadınlarına verilen sıradan bir mesaj değildi. Kadın direnişine verilen mesajdır.”

‘KDP’NİN GERİ ÇEKİLMESİ SUÇTUR’

Gökkan, “Şengal’de orijinal bir Kürdistani ruh var. Êzidîlerin bütün dünyaya eleştirileri var; ancak en büyük eleştirileri Kürtlere ve KDP’ye yöneliktir. KDP çekilerek onlara silah dahi bırakmaması, en büyük suçtur. 73’üncü fermanın en büyük sorumlusu KDP’dir. Bu, Kürtler açısından tarihin en büyük utancıdır” dedi.

mezopotamyaajansi.com